[Eski] Müzisyen Dediğin Böyle Olur

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

O , onun kendi deşarjıymış. Abi , hakkatten zavallı bu insanlar yahu. Aslında zavallıdan da öte, kaypaklar bence. Müzisyen dediğin karizmatik olurmuş. Sen misin karizmatik yani şimdi !

Bunlar ne alıyorlarsa ben de istiyorum diycem de , yok ya bu kafaya gelmek için baya çabalamak lazım. Saçmalayasım var dersin , yaparsın. Bizde izlerken deriz , abi resmen saçmalamış, şov yapıyor falan diye.
Saçmalama olarak bile adlandıramazsınız bu açıklamaları. He ama demokrasi var değil mi, isteyen istediği düşüncesini söyler.Aferim sago(L)pa , dğru yoldasın adamım. Biraz din , biraz rap , birazda magazin... Hamdın oluyorsun yani...
 
Bu nasıl bir hadsizlik, nasıl bir kendini bilmezlik, nasıl bir aymazlık valla benim de aklım almadı.. Ulan 400-500 satıyor diye sen caz'ı nasıl yerden yere vuruyorsun? Fazıl Say'ın arabeske laf atmasını dogru bulmuyorum ama hiç değilse adam müziği yemiş bitirmiş.. Ya siz kimsiniz ulan? Koleradan beter bunlar.. Memlekette sinir bozukluğu yaşamadan bir gun geçirmek haram mı bize yahu!!
 
Haa, meşhur Sagopa Kajmer o muymuş? O video facebook'da falan dolaşıyordu ben de bakıyordum öyle bunları nerden toplamışlar diye.
Yanlış bilmiyorsam Sagopa Kajmer İslami iddiaları da olan birisi falan? Yanılıyor muyum? Dini inancı olan hiç kimse, bir insanı vücut özelliklerinden dolayı aşağılayamaz. İnancı olmayanın da aşağılayamaması gerekir insan hakları gereğince, ayrı.
Haydi bakalım şimdi bekliyelim, Mine G.Kırıkkanat hoşlanmadığı insanları "kolları uzun, kıllı" vs. diye aşağılayınca "vay faşist " diye yıllarca o makaleden dolayı iyice içlerini boşaltanlar (Kırıkkanat'ı eleştirmekte haklıydılar da, kendileri de o eleştirdikleri bakış açısına sahip olup olmadıklarını hiç sorgulattırmadılar ona kızıyorum), Sagopa Kajmer'in şu sözlerinden dolayı ne diyecekler?
(Kırıkkanat tarzındaki insanlara pek sempati duymadığımı bilmem yazmama gerek var mı? Neyse yazmış oldum)
Müzik konusunda ise tam bir facia, söyledikleri. Üçünün de. Bir de böyle cahil cühela tipler havalı havalı program sunucusu oluyorlar, çok gülüyorum onlara yahu.
 
Ben Sagopayi az bucuk adam sanirdim. Caganin facebooktaki gondersinden izledim bu videoyu ilk, hatta muhtemelen kotuledikleri kadar yoktur canim diyerek basladim izlemeye fakat agzim acik kaldi. Muzigin her hangi bir turunu icra edip de baska muzige laf atacak kadar teenager olmalarindan mi, Fazil Sayin arabeske dair sozlerine laf yetistirirken baska yerin arabeskine iyhhh igrenccc demelerinden mi, muzik gibi duyusal bir urun icra eden kimselerden mankenlik gibi mesleklerin ihtiyaclarini sorgulamalarindan, yillarini enstrumana adamis adamlara 'diriri diriri acayip birsey caliyor' demelerinden mi dem vurayim bilemedim.

Bir de hani cizelge belli, blues jazz hip hop diye evrilerek olusmuyor mu bu adamin yaptigi muzik? Hic mi okumamis bakmamasi anlamadim ki?

Bir de soz soyleme ustasi sayiyor kendini, suursuz.

Ulkede anlattigi gibi insan cok. Muzikten anlamayan, ama jazz konserlerinden eksik olmayan bir kitle mevcut, onu mu kastetmeye calismis da haddini amacini asmis bilemedim.

Matthewun gonderdigi linkte yoga ile ilgili fikirlerine katildigimi da belirteyim. Hindistanin ihrac edebilecegi yegane seyi yalandan mitler cakma altin akan dereler falan. Cem Yilmaz diyor ya Kapali carsi gormus adam yemez diye. Yiyenlerinki de bana komik geliyor.
 
Ne büyük çelişki değil mi; Fazıl Say'a kızıyorlar ardından şunu söylüyorlar; beyin göçü var, bütün beyinsizler Türkiye'de. Beyni olanlar gitti, eh Fazıl Say'ı da gidenlerden sayarsak (yılın yarısı dışardadır) eh beyinliler tarafında demek ki. E o zaman adama ne kızıyorsunuz!?
 
Daha okumaya başından koptum, country müzik sevmem demiş (onca alakasız müzik varken...) ama haklı tabii dedeleri az çekmedi "country'cilerden" :lol:
 
matthew' Alıntı:
Berkay' Alıntı:
Hindistanin ihrac edebilecegi yegane seyi yalandan mitler cakma altin akan dereler falan.

Buddhizm ya da herhangi başka bir dinin de bu kadar yüzeysel bir tanımı yapılamazdı herhalde...

Kastım budizm değildi. Ama yüzeysellikse kasıt, dinlerin kendilerinin yüzeysel olup olmaması zaten başka bir tartışma konusu.

Söylediğimi açayım biraz daha; her ülkenin ihraç etmesi gereken bir şeyi vardır. Hindistanınki de bu mitler, büyülü olduğunu iddia ettiği geçmişi. Yüzeysel olduğunu ya da olmadığını iddia etmiyorum. Zira Suudi Arabistan da sadece petrol ihraç edebiliyor, yüzeysel ya da değil, şu anda para ettiği için onların sırtları sağlam.

Ancak Hindistan son zamanlarda yapmaya çalıştığı bilimsel ve fikirsel atılımı da saymazsak (çünkü daha dayanılacak kadar işler halde değil), o geçmişinden başka hiç bir şeye yaslanamıyor. Bir ülkenin, hele ki o kadar kalabalık bir ülkenin dayanacak, omirilik yapacak hiç bir şeyi olmazsa, o ülke bölünür, parçalanır.

Bu bağlamda Hindistan elindeki tek değerin o altın derelerle vs. süslenmiş mitler olduğunun farkında. Bu yüzden de hala bunu geçerli akçeymiş gibi sunmaya çalışıyor.

Hindistan hiç bir zaman altın sular akıtan nehirlerde yüzdürmedi insanlarını. Hep fakirdi, hala da fakir. Şimdi o şatafatlı geçmiş yalanını kesip atarsa, dağılmaması için hiç bir neden yok.

Bu söylediğim politika ile ilgili bir düşünce, dinle, budizmle bir alakası yok. Budizmi satmayı eleştirmek, budizmi eleştirmek değildir. Nasıl ki İslamiyeti kullanarak insanların duygularını kullananları eleştiriyorsak, bu duruma da aynı gözle bakıp gerekli eleştiriyi yapabiliriz.

O konuda mesajımı yanlış anlamış olduğunu düşünüyorum. Umarım derdimi bu mesaj daha iyi anlatıyordur.
 
Ortada bir yavşaklık tehlikesi varsa bayrak tutanları ne yazık ki bu adam gibiler...
Evine açık camdan bakan koyu bir hayranını karısıyla eve alıp bir temiz dövmüşlüğü var diye de duymuştum.
 
Boş verin bu adamları diyeceğim ama maalesef gençlerin nerdeyse hepsi bunları dinliyor, örnek te alıyorlar. Ancak en iç acıtan konuşması, koskoca bir felsefeyi böylece hiç e çıkarmış olması. Görünen bir şeye tapınmak o kadar da mantıksız değil üstelik. Görünmeyeninden iyidir. :)
 
BubbleTrouble' Alıntı:
Haha, "Kerem Görsev var, tamam iyi cazcıdır da..." offff offff; yavaş gel..

Çok iyi :D


İzlerken resmen ağzım açık kaldı.Ne kadar saçmaladığından öte beni asıl düşündüren şey bunu izleyenlerin birçoğunun bu insanlara katılması, bunlar gibi düşünmeye başlaması.Yazık...:(
 
Şimdi facebook sayfamdaki bir arkadaşımın video listesinde görünce hatırladım, hepimizin yerine sağolsun sevgili Çağlayan Yıldız gayet güzel izah etmiş

Dunning-Kruger Etkisi adıyla literatüre geçen teori, Türk sağduyusunun yüzyıllardır cahil cesareti dediği şeydir aslında.

:arrow: Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

:arrow: Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

:arrow: Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

:arrow: Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

Dunning-Kruger bu bilinçsizliği, “kronik kendi kendini değerlendirme (auto-evaluation) yeteneksizliğine” bağlıyorlar.

Kendi kapasitesini değerlendirmekten ve eksikliğini teşhis etmekten acizdir.
Ama asıl vahim olan, bu “yetersizlik + haddini bilmeme” kokteylinin, mesleki açıdan, karşı koyulmaz bir itici güç oluşturması.
 
myspace'de küçük çocuklara cübbeli ahghmed ve tarikat reklamı yapması ayrı bir sıkıntı.
 
Böyle niteliksiz insanların bu derece popüler olabildiği bir zaman dilimine denk geldiğim için çok üzgünüm, keşke 1930 civarında doğup bunları göremeden göçseydim bu hayattan.
 
Geri
Üst