matthew' Alıntı:
Berkay' Alıntı:
Hindistanin ihrac edebilecegi yegane seyi yalandan mitler cakma altin akan dereler falan.
Buddhizm ya da herhangi başka bir dinin de bu kadar yüzeysel bir tanımı yapılamazdı herhalde...
Kastım budizm değildi. Ama yüzeysellikse kasıt, dinlerin kendilerinin yüzeysel olup olmaması zaten başka bir tartışma konusu.
Söylediğimi açayım biraz daha; her ülkenin ihraç etmesi gereken bir şeyi vardır. Hindistanınki de bu mitler, büyülü olduğunu iddia ettiği geçmişi. Yüzeysel olduğunu ya da olmadığını iddia etmiyorum. Zira Suudi Arabistan da sadece petrol ihraç edebiliyor, yüzeysel ya da değil, şu anda para ettiği için onların sırtları sağlam.
Ancak Hindistan son zamanlarda yapmaya çalıştığı bilimsel ve fikirsel atılımı da saymazsak (çünkü daha dayanılacak kadar işler halde değil), o geçmişinden başka hiç bir şeye yaslanamıyor. Bir ülkenin, hele ki o kadar kalabalık bir ülkenin dayanacak, omirilik yapacak hiç bir şeyi olmazsa, o ülke bölünür, parçalanır.
Bu bağlamda Hindistan elindeki tek değerin o altın derelerle vs. süslenmiş mitler olduğunun farkında. Bu yüzden de hala bunu geçerli akçeymiş gibi sunmaya çalışıyor.
Hindistan hiç bir zaman altın sular akıtan nehirlerde yüzdürmedi insanlarını. Hep fakirdi, hala da fakir. Şimdi o şatafatlı geçmiş yalanını kesip atarsa, dağılmaması için hiç bir neden yok.
Bu söylediğim politika ile ilgili bir düşünce, dinle, budizmle bir alakası yok. Budizmi satmayı eleştirmek, budizmi eleştirmek değildir. Nasıl ki İslamiyeti kullanarak insanların duygularını kullananları eleştiriyorsak, bu duruma da aynı gözle bakıp gerekli eleştiriyi yapabiliriz.
O konuda mesajımı yanlış anlamış olduğunu düşünüyorum. Umarım derdimi bu mesaj daha iyi anlatıyordur.