[Eski] Moog, mellotron, hammond ve diğerleri...

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

atomic punk

Yeni üye
Öncelikle herkese merhaba... :)
Forumu uzun bir süredir takip ediyordum ama üye olup mesaj yollamak şimdiye nasip oldu.

Genellikle hard'n heavy dinlemekle beraber son zamanlarda progressive rock'a merak saldım, salmaz olaydım... :)

Lafı fazla dolandırmadan asıl meseleye geleyim. Bu tür grupların albümlerinin kitapçıklarında moog, mellotron cinsinden enstrumanların varlığından bahsediliyor. Yaptığım ön araştırma ve biraz da kendi öngörülerim sayesinde bunların tuşlu çalgılar olduğu kanısına vardım. Ama gerek evde bilgisayarım olmayışı gerekse kendi üşengeçliğimden dolayı internet üzerinden derinlemesine araştırma yapamadım. Merak ettiğim şunlar: Bu enstrumanların çıkardıkları ses neye benzer? Hangi albümlerde hangi sanatçılar kullanmışlardır? Günümüzde kullanılan dijital klavyeler bu sesleri çıkarabilmekteler mi? Bunların yapısal özellikleri nelerdir? Müziğe teknik anlamda ne gibi katkıları bulunur?

Müzik ve ses tekniği ile pek ilgili değilim, o yüzden empedanslı khzli mesajları okuyunca kendimden geçiyorum. :) Biraz daha sade ve amatör seviyede açıklayabilirseniz minnettar olurum. Saygılar...
 
Atomic punk, çok güzel bir başlık açmışsın. Hemen bildiklerimi yazayım. Progressive rock tarihinde efsane klavyeciler vardır zaten bunları biliyorsundur. Yes'in Rick Wakeman'ı, Emerson Lake&Palmer'ın Keith Emerson'u, Colosseum'un Don Airey'si (kendisi şu an Deep Purple'da John Lord'un yerine çalmaktadır.) Daha aklıma gelmeyen başka önemli klavyeciler de mevcuttur. Özellikle Progreesive/art rock'ın bir alt dalı olan Alman ekolü Kraut Rock'ın synth yoğunluklu müziğe geçişte etkisi büyüktür.

Lafı fazla uzatmadan kim ne alet kullanmıştır bu aletler nedir kısaca anlatalım.

Hammond: 70'lerde saykedelik dönem içerisinde vaz geçilmez enstrumanlardan biriydi. Özellikle B3 modeli tam anlamıyla bir klasiktir. 1930'lu yıllarda üretilen ilk modeli aslında 1900 yılında üretilen "Tellharmonium" enstrumanının daha kompakt hale getirilmiş olanıdır. Amaç tabii ki ilk başta dîni ayinlerde kilise orgunun yerine geçmesidir. Fakat yumuşak narin yapısının yanında sert ve yırtıcı ses karakteri. Daha önemlisi değişebilen ses karakteriyle rock müziğin içerisinde yerini aldı.

1935 yılında üretilen ilk hammond

modelA.jpg


Don Leslie'nin dahiyane Leslie kabinleriyle Hammond, en etkili en vurucu karakterine sahip oldu. Daha çok şey yazılabilir tabii. Kısaca cihazın tarihi bundan ibaret. Bu cihazı en iyi tanıtabilecek isim Keith Emersondur, bu yüzden bol bol ELP dinlemeni tavsiye ederim. :)

Mellotron: Bu cihaz tarihin ilk samplerıdır. Teyp bantlarıyla çalışır. Mantık şudur, klavye tuşlarına göre inceldikçe teyp daha hızlı döner, kalınlaştıkça teyp daha yavaş döner ve tuşlara atanmış tam pitche göre o sesi verir. Mellotron King Crimson'ın vaz geçilmez enstrumanıydı 70'li yıllarda. Özellikle yaylı sesleri tam anlamıyla grupla özdeşleşmiştir.

Bu adreste Mellotron kullanılmış albümlerin listesi var bir göz at istersen:

http://www.mellotron.com/mellolis.htm

Moog: Bob Moog denilen bir amcanın icadı olan alet bir Analog Synhesizer'dır. En rağbet gören modeli Mini moog'dur. Bu amcanın ilk icadı Theremin adı verilen dokunmadan (sanırım radyo dalgalarıyla) elini kolunu sallaya sallaya müzik yapılan bir alettir.

Mini moog 70'lerde grupların olmazsa olmaz enstrumanlarından birisidir. En iyi örnekleri ELP, ColosseumII ve Yes gruplarından dinleyebilirsin.

Benim tavsiyem Colosseum II'nin "a strange flesh" albümünden Dark side of the moog isimli parçayı bir şekilde edinip dinlemen. Bu arada moog 70'lerin sonunda yavaş yavaş rock müzikten sıyrılıp new age ve elektronik müziğin bayrağı haline gelmiştir.

Şimdilik benden bu kadar. Umarım sorularının cevabını verebilmişimdir.
 
Baslik gercekten ilginc ve Selcuk her zamanki gibi gayet guzel yazmis. Yalniz:

Selcuk_Ergen' Alıntı:
Moog: Bob Moog denilen bir amcanın icadı olan alet bir Analog Synhesizer'dır. En rağbet gören modeli Mini moog'dur. Bu amcanın ilk icadı Theremin adı verilen dokunmadan (sanırım radyo dalgalarıyla) elini kolunu sallaya sallaya müzik yapılan bir alettir.

Theremin soyadi Theremin olan bir Rus bilimadami tarafindan icat edilmistir. Rock muzikte pek yeri olmasa da, 60'li yillarin bilim kurgu filmlerinin muziklerinde olmazsa olmaz hale gelen o wiwwww cuwww ciyuwwww seslerini cikaran alettir.

Bir kutudan birbirine 90 derce aciyla cikan iki anten vardir, bunlardan biri sesin frekansini, digeri siddetini kontrol eder. Elinizi bu antenlere yaklastirip uzaklastirarak bu iki parametreyi kontrol edersiniz. Ben bir kere calmayi denedim, gercekten hakim olmasi zor bir alet.
 
San Fransisco civarlarinda bol bulunan bir alettir theremin.
Hippie partilerinde genelde bol ot icildikten sonra ortaya getirilen enstruman :lol:
Aslinda bu aleti bayagi keman gibi calanlar da var, ama azinliktilar.
Televizyonda bu aletin bir virtuozunu seyretmistim cok etkileyici idi.
 
Jimmy Page de kullanıyordu Theremini sanırım. Aslında fiyatı pek pahalı değil ben almayı düşünüyorum bu aleti. Çok eğlenceli görünüyor. :)

Burak theremin virtüözleri var hakikaten, hatta bende bir yerlerde olacak şimdi araştırıp bulmam lazım.

Hah! Clara Rockmore diye bir hanımefendi stravinsky çalıyor thereminle. :)
 
Hammond'ın nasıl bir enstrüman olduğunu biliyordum. Bu aleti en iyi çalan adamlardan biri de Jimmy Smith bence...

Selçuk, verdiğin linklere göz gezdirdim meğerse dinlediğim birçok albümde mellotron varmış, onu fark ettim. Yalnız kavrayamadığım şu, mellotron bir enstruman mı, yoksa üzerine kaydedilen farklı türde melodileri çalabilen bir sampler mı? Yani ille de mellotron sesi budur diyebilir miyiz? Veya mellotronun günümüzde kullanılan dijital synthisizerların atası olduğu ileri sürülebilir mi?

Moog, mellotron gibi aletler günümüzde kullanılmazken bu Hammond efsanesinin sürmesi nedir peki? Bence hammond da tıpkı piyano gibi bağımsız tuşlu bir çalgı, belki bu yüzden vazgeçilemiyordur. Yani dijital klavyeler nasıl piyanonun yerini tutamıyorsa, hammond'ın da yerini tutamıyor olabilir mi?

Ama moog meselesine pek kafam yatmadı. :) Colosseum II'nin Dark Side of The Moog'unu (Pink Floyd'a gönderme herhalde bu) bir yerlerden bulup dinlemem gerekecek herhalde. (Bu arada Colosseum II'yi nasıl olmuş da kaçırmışım gözden. Gary Moore, Neil Murray, Don Airey, Jon Hiseman... Ne şahane bir kadrodur bu! :) )

Yine de ilgi gösteren arkadaşlara teşekkür ederim. Sevgiler..
 
King Crimson dinliyorsan oradaki yaylı seslerini dikkatle dinlersen mellotronun sesini ayırdedebilirsin. Mellotronun günümüzde kullanılması biraz marjinal bir hareket olur. Gerçeğinden ayırdedilemeyecek samplelar ve sample playerlar mellotronu sadece nostaljik bir tat olarak tarihteki yerine yerleştirmiştir. Pabucunu dama atmış diyebiliriz. :)

Ama durum şöyle ki mellotron sampleları da yeni nesil samplerlar için samplelanıyor. Tekerleme gibi oldu. :) Mellotron, bahsettiğin gibi synthlerin atası değil samplerın atasıdır.

Bu arada moog günümüzde hala kullanılmakta. Mini moog'un modern modeli moog voyager piyasada satılmakta. 3000 dolar civarında da bir fiyatı var. Moog'un adını çok duymamamızın sebeplerinden biri de piyasada müdaili bir çok synthin mevcut olması. Ayrıca analog synth kullanmak pek kolay bir iş değil. Özellikle minimoog kullandığını düşünürsen (eski klasik modelinden bahsediyorum) Bir kere preset kaydetme şansın yok. Alet canlı bir organizma gibi ısındıkça sesler değişiyor o sesleri belki hayatında bir daha yakalaman mümkün değil. Sahnede kullandığını düşünürsen cihazın akordu bozulabiliyor. Evet yanlış yazmadım hakikaten aletin akordu bozuluyor. Tuner var ona göre akordluyorsun aleti. :)

Buna rağmen bu efsane alet hala çoğu müzisyen tarafından kullanılıyor. Cihazın en büyük özelliklerinden birisi olan filtresi Access firmasının ürettiği analog modeling synthlerinde mevcut. Yani moog eskisi kadar popülerliğini sürdürmese de geliştirdiği teknoloji başka synthlerin vücudunda hayat buluyor.

Hammond meselesinde ise zannettiğin gibi hammond popüleritesini korumuyor. Yeni nesil draw bar organlar piyasada satılıyor ama onlar da modeling teknolojisi üstüne kurulmuş orglar. Bu arada hammond da bir synthesizerdır aslında.

Yani dijital klavyeler nasıl piyanonun yerini tutamıyorsa, hammond'ın da yerini tutamıyor olabilir mi?

Demişsin, ama native instruments'ın ürettiği B4 isimli plugin neredeyse hammonddan daha iyi diyebileceğim bir modellemeye sahip. :)

Hammond'ın nasıl bir enstrüman olduğunu biliyordum. Bu aleti en iyi çalan adamlardan biri de Jimmy Smith bence...

Benim bahsettiğim isimler Progressive Rock dünyasındandı. Tabii ki jazza baktığımız da Jimmy Smith hammondu jazza dahil eden adam olarak görülür. İyi de çalıyor. (konserde pek iyi değildi, yaştan kaynaklanan sorunlar tabii)
 
Her şey için açılır topic. Ben bu zihniyeti anlamadım, açarsın serbest bölgeye başlığını sorarsın. Şimdi kel alaka bir şey sokulur mu araya?

Kanunun ingilizcesi law. ;)

Kanunun İngilizcesi kanoun oluyor arkadaşım.
 
Selçuk, yazdıkların için teşekkürler... Ama başlık çete dönmüş, ayıpladım sizi. :) Şurada uzun mesaj yazalım diye kasıyoruz sizin yaptığınıza bak! :p Fascination, çıkıver aradan; oyalama Selçuk'u. :)

Geçen sene Jimmy Smith gelmişti değil mi? Ben gidemedim ona. Peki yine bir hammond canavarı Jon Novello'yu nasıl bilirsiniz? Niacin'in hastasıyımdır da. :)
 
Ben de ilk geçen sene aldığım Niacin'in self titled albümüyle tanıştım bu adamla. Öncelikle Niacin'den bahsedeyim. Davulda Dennis Chambers, basta Billy Sheehan, klavyede de amcamızın yer aldığı bir jazz-fusion projesi. Şu ana kadar 4 stüdyo albümü çıkardılar: Niacin, High Bias, Deep, Time Crunch... Ben Niacin ve Time Crunch'a sahibim. Dinlediğim albümler kesinlikle mükemmel! Hem prodüksiyon hem de müzisyenlik bakımından... Hammond sesiyle tahrik olan herkes kesinlikle dinlemeli. Time Crunch albümlerinde bir Red (KC) yorumu var ki, şahane! Kesinlikle gözden kaçırılmaması gereken bir proje.. Ben geç keşfettim ama pişman değilim. :)

John Novello 1948 doğumlu ABD'li bir klavyeci, daha doğrusu hammondçı. B3 kullanıyor. Etkilendiği müzisyenler arasında Jimmy Smith, Keith Emerson, Chick Corea, Procol Harum gibi isimler var. Karakter olarak da çok eğlenceli, esprili bir adam benziyor. "My motto is: Life is for learning lessons; not for accumulating things but where the hell are the strippers?!” gibi bir lafı var. :) Birçok sidik yarıştırma meraklısı çevrelerce "Lord'u Wakeman'ı yer bitirir bu ağbi" diyerek anılıyor.

Johnno04a.jpg


www.keysnovello.com
 
ben hammond calan bir john lord u bilirim
bi de istanbul'da yavuz vardı hammond calan bir ara kangroove'la calıyodu sonra onder focan'ın yanında gormustum :D
 
Yeni sayılabilecek bir grup daha var(diğer prog rockçılara nazaran). Medesky Martin &Woods. Deneysel şeylerde yapıyorlar. Jazz ağırlıkta çalıyorlar genellikle. Ama pek leziz tavsiye ederim. Medesky iyi bir klavyeci. Synthesizerı ve hammondu hakkını vererek kullanıyor.
 
sekoser' Alıntı:
bi de istanbul'da yavuz vardı hammond calan bir ara kangroove'la calıyodu sonra onder focan'ın yanında gormustum :D

"yavuz darıdere" izmirde şimdi. genelde önder focan geldiği zaman davulda ayhan öztoplu, hammond ve basslarda yavuz darıdere, gitarda önder focan , "hammod trio" şeklinde çıkıyolar. onun dışında muhtelif yerlerde pop çalıyo bu abimiz.
trompet bölümü mezunu aslen, ama hammond'da da oldukça başarılı.
 
Selcuk_Ergen' Alıntı:
Moog: Bob Moog denilen bir amcanın icadı olan alet bir Analog Synhesizer'dır. En rağbet gören modeli Mini moog'dur. Bu amcanın ilk icadı Theremin adı verilen dokunmadan (sanırım radyo dalgalarıyla) elini kolunu sallaya sallaya müzik yapılan bir alettir.

Buralara pek takilmadigim icin gozden kacmis.

Theremin Bob Moog'un degil Rus muhendisi Theremin'in icadidir ( isminden anlasildigi gibi). Bob Moog'un amcasinin sirketi Theremin yapar satarmis. Bob Moog'da onun yanina cirak olarak girmis. Daha sonra elektronik muhendisligi okuyup amcasinin sirketini ondan satin almis. Ilk VCO (voltage controlled oscillator) bazli monophonic synth'i dizayn edip bu alanda yeni bir cag acan dahidir.
 
Moog falan artık yalan. Gidip bir DX7 alınır ve mesele çözülür. Zaten DX7(Yamaha) Moog'un piyasaya uyum sağlamakta zorlandığı yıllarda (1983)bir Moog alternatifi olarak piyasaya sunulmuştur. Bir Moog dan elde edilen HER ses DX7 den hem de daha dinamik ve temiz olarak çıkar. DX7-2 den uzak durun. Zaten o hiç tutmadı.
 
DX7 FM synth'lerin tek sakatı bir süre sonra rahatsız edecek derecede bir dip gürültüsüne sahip olmasıdır, çok kişinin başını ağrıttı o problem zamanında kayıtlarda. Bazı seslerde çok belirginleşir, felâket can sıkar. O yüzden eğer ille de DX7 alacaksanız bence bir Motif ES veya Motif ES Rack alıp içine PLG-150DX plug-in board takın. Cihaz aynı zamanda bir DX7 olur ama o dip gürültüsü olmadan.
 
Geri
Üst