[Eski] Sahnede Ne Yapmalı, Ne Yapmamalı: Müzisyenler - Teknisyenler

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Tonmaister arkadaşlara,

Bir mekana gittik ve mekan diyelim ki bir otelin toplantı salonu, duvarlar kalın kumaşla hatta belki içerisi yalıtım amacıyla strafor taş yünü gibi malzemelerle kaplı ve salonda inanılmaz bir tiz yutulması/bas frekans yoğunluğu var.

Ben "abi vokalin/gitarın/klavyenin vs altlarını baya alalım" dediğim zaman "abi 200hz'e kadar aldık, daha ne kadar alacağız" diye sitem etme. Eğer rakamlara bakarak yapacak olsa idik tonmaystere gerek kalmazdı, kağıda yazar, masada aynısını yapardık. Rakamlara bakacağına kulağınla dinle. Vokal 500hz'e kadar hi-pass gerektiriyorsa korkma yap. Ziller trampetten 10db fazla açılınca duyulacaksa korkma aç. Bas gitar kısık olmasına rağmen hala uğuldamaya sebep oluyorsa korkma biraz daha kıs. Kimse masadaki rakamlarla ilgilenmiyor, ama herkes sesle ilgileniyor.

Masada EQ yaparken mümkün mertebe Flat başla. 10 dakika uğraştıktan sonra ben "abi flat yap bunu bir duyalım" dediğim zaman ve ortaya sadece hipass filtreyle çözülecek bir problem çıktığı zaman hoş olmuyor. Bir de gözünüzü seveyim "gitarda 1khz civarını biraz kıs, çok nazal geliyor" dediğimiz zaman dikkate al ve kafana göre EQ yapma. Sahneden inip yanınıza gelip masaya müdahale etmek hiç hoş olmadığı gibi bir sonraki konsere çağrılma ihtimalinizi epey düşürüyor.
 
Hitap doğru - zira masa başına geçen adam kendine tonmayster diyor.
Ben şimdi "masa başına geçen tesisatçı arkadaşlar" dersem hiç birisi üstüne alınmayacak.
Ama bu hataları yapmayan adam (hakiki tonmayster) zaten üstüne alınmayacak. O yüzden hitabım diğer seçenekten daha doğru bence :)
 
Organizatör - Sesçi : Festivallerde soundcheck saatini düzgün ayarla. Yok ziller çalındı, bilmemne oldu diye bahane uydurup işi sarkıtma. Müzisyeni öğlen 12'de soundchecke çağırıp 5'te çalacağı konsere 5:30'da soundcheck almaya kalkma. Adamı delirtme.
 
Ben şimdi "masa başına geçen tesisatçı arkadaşlar" dersem hiç birisi üstüne alınmayacak.
Alınsınlar bi zahmet :mrgreen:
Maalesef , ne tesisatçı olacak kadar elektrik elektronik altyapısı olmayan , nede enstrümanların adını dahi doğru dürüst bilmeyen ama , kendini ifade etmeye gelince herşey olup ta bu işi yapan bir sürü insan gördüm ,böylelerine halk arasında Çoban diyorlar (Çobanlık zor iştir herkes yapamaz ,çobanlar alınmasınlar lütfen) .En kötü tarafıda gerçek ten birçoğu aslında kendilerini ble tanımıyor, bilmediklerinin bile farkında değiller ki öğrensinler ,maalesef aynı durum kendini müzisyen sananlar için de geçerli.İnsan öğrendikçe bişey bilmediğinin farkına varıyor.Extraya gittiğim zamanlar tonmeister diye hitap ettiklerinde ,inanın ezildiğimi hissediyorun ,sırf panik olmasınlar diye birşey söylemiyorum ama ,bazen de yarı şaka yarı ciddi tonmeister stüdyo da kaldı ses tesisatçısı verelim falan diyorum... :mrgreen:
 
Millet işin havasında..Tonmaisterlik ondan böyle ele ayağa düştü :) Masadan ses çıkaran ''tamam ben tonmaisterim'' diyor. 8) Nasıl düşünce bu yahu :?:
 
denizasiri' Alıntı:
Masada EQ yaparken mümkün mertebe Flat başla. 10 dakika uğraştıktan sonra ben "abi flat yap bunu bir duyalım" dediğim zaman ve ortaya sadece hipass filtreyle çözülecek bir problem çıktığı zaman hoş olmuyor. Bir de gözünüzü seveyim "gitarda 1khz civarını biraz kıs, çok nazal geliyor" dediğimiz zaman dikkate al ve kafana göre EQ yapma. Sahneden inip yanınıza gelip masaya müdahale etmek hiç hoş olmadığı gibi bir sonraki konsere çağrılma ihtimalinizi epey düşürüyor.

FOH olarak calistigim gruplar: The Specials, Bloc Party, MGMT ve daha bir cok irili ufakli grup.

Isim olarak verdigim gruplarla devamli olarak calistigim icin(Avustralya Konserleri), herhangi bir sorun yasamiyorum. Fakat daha once hic calismadigim bir grup geldigi zaman, yukarida bahsettigin gibi '1 kHz civarini biraz kis, cok nazal geliyor' gibi bir yorum yapilirsa, 'Masaya buyrun efendim' derim. Elimi ayagimi da cekerim. Ben sana nasil 'Az once caldigin soloyu bir ton yukaridan calarsan daha guzel olacak' demedigim gibi, disaridaki ses ile de senin herhangi bir isin olmamali.

Bahsettigin gitar nazal gelebilir, o anda salonda kimse yoktur, insanlar gelince ses degisecektir. Sen soundcheck'e cikmadan iki duble parlatmissindir, o yuzden farkli gelebilir. Sen sahneden duyuyorsun, sana
farkli gelecektir. Mix'in icinde belki o sekilde bir yere oturuyordur gibi onlarca sebebi olabilir. Seni dinlemeye gelen seyirci, her ne kadar konsoldaki rakamlar ile ilgilenmiyorsa, senin gitarinin nasil ciktigi ile de ilgilenmiyor. Onlar icin tek onemli konu, genel olarak butun grubun nasil duyuldugu. 'Overall mix'

Turkiye'de yapilmis isler sonucu gordugum bir problem bu anlattigin. Turkiye'de herkes herseyi cok biliyor. Sahnedeki sanatci isterse Rolling Stones olsun, sanatcilar kalkip disaridaki ses ile ilgili bir tane yorum yapmazlar. Eger varsa kendi ses muhendisleri olayi cozer, yoksa da kiralama firmasi tarafindan verilen ses muhendisi olayi cozer. (Houser engineer)

Profesyonel sanatcilar ve bu sanatcilarin ekipleri hicbir zaman dis ses ile ilgili bir yorum yapmazlar, istekte bulunmazlar. Monitorlerine istedikleri ilgili konusurlar sadece. Bu diyalogda da tamamen, elma armut hesabi konusulur. "Biraz daha vokal, biraz daha az gitar, biraz daha snare..." gibi. Bu gune kadar Turkiye'deki amator gruplar ve yeni taninmis gruplar ve bazi profesyonel gruplar disinda hicbirinden benim alanima girecek bir konuda yorum almadim. '400 Hz i duselim, 1 kHz i acalim' gibi. Eger aldiysam, acik soyluyorum, 'Oyle yapalim madem.' deyip gecmisimdir. Yaptigimi soylerim, 'Abi bak gordun mu, super oldu!' diye cevap aldim. Lutfen herkes kendi isine baksin, inanin daha az stresli, daha duzgun isler cikacaktir.

Sana karsi yazilmis gibi oluyor ama genel olarak sanatcilarin dikkate almasini istedigim bir yazi olsun istiyorum.

Turkiye'de sanatci vokali dolgun ciksin diye, bir sirketteki butun sub-bass hoparlorleri de isteyebiliyor. Bilen bilir bu hikayeyi :)
 
Ben çok iyi geçinen türkiyedeki yabancı bir tonmaisterin bile ufak çaplı bir işin souncheckinde orkestradan birinin çıkıp şunu kıs bunu aç diyerek çalıştığını gözlerimle gördüm ve şaşırdım... sen sadece söleneni yapacaksan neden ordasın? çok biliyosa geçsin kendi yapsın.
 
TuncaEskiyerli' Alıntı:
Ben çok iyi geçinen türkiyedeki yabancı bir tonmaisterin bile ufak çaplı bir işin souncheckinde orkestradan birinin çıkıp şunu kıs bunu aç diyerek çalıştığını gözlerimle gördüm ve şaşırdım... sen sadece söleneni yapacaksan neden ordasın? çok biliyosa geçsin kendi yapsın.

Ilk defa calistiginiz bir grup ise, ve eger bu grup hic taninmayan bir grup ise(yani daha oncesinde albumunu alip dinleme sansini bulamadiysaniz.) genel dengeler adina boyle bir yardim hos olabilir. Siz bir mix yaparsiniz, grubun sounduna hakim birisi, (kesinlikle grub uyelerinden birisi degil) menajer, produktor, hatta roadielerden birisi, seviyeler konusunda fikir verebilir. Tabi yine detayli olmadan. O sekilde 1 kHz yi duselim, 150Hz Hi=Pass gibi konular masadaki adamin isi. Diger bir olasilik da, sahnede herkesin ayri ayri olarak monitorlerine ne istediklerini soylemesi yerine, toptan olarak bir bilenin, bu grup uyesi de olabilir, her muzisyenin ne isteidgini soylemesi. Genel olarak yabanci riderlarda bunlar yazili gelir. Onem sirasina gore yazilir. Oturur kaba bir ayar yaparsiniz. Konser oncesinde eger imkan varsa bu ayarlariniz denenir, ince ayar yapilir. Ben Turkiye'deki kadar uzun soundcheck ve monitor mixi yapildigini hic gormedim burada. Adam duyayim yeter diyor. Adamin parlak duydum, cok pes geliyor, metalik tinliyor derdi yok. Benim isim miks yapmak ise, onun isi de muzigini yapmak. Cikiyor ve pasa pasa muzigini yapiyor.
 
Bütün yazılanları okuduktan sonra genel olarak vardığım sonuç;
Kimse profesyonelce çalışmak istemiyor ,ama sorun da çıkmasın istiyor ,mümkünmü böyle birşey :?: Canı kaymak gibi ses isteyen cebinde anlaşmalı sesçisini taşır ,yoksa misafir umduğunu değil bulduğunu yer .:mrgreen:
 
Tonmaister: Müzisyen arkadaşa para karşılığı gain potansını satma! bikersinde şahit oldum parayla mı açıyosun abicim sesi dediklerini =) sahnede miksi enstrumanlar arasında kulağınında yardımıyla nominal seviyede bırak ve egoist takılan müzisyenlere kulak asma ...

Müzisyen : Çok bilmiş sesci (tesisatçı) arkadaslara sahnede tartışma takılma her saniye gain potansın işten atılma kaygısı güdülmeden kısılabilir ve sonra sahnede ortaya çıkabilen hoş olmayacak görüntülere sebep olabilir..

Türkiyede hala konser seslendirme ve sahne görselliği konusunda olağan bir gerginlik , uyumsuzluk, olan teknolojiye ayak uyduramama, deneyimsiz ve eğitimsiz genel bir kitle gözlemliyorum takdir sizlerin =) saygılar
 
grego ve Ahmet bey yorumlarınız çok güzel özellikle grego arkadaşım birinin bize yurtdışındaki bu işlerin nasıl işlediğini anlatması gerek.Buna ihtiyacımızın sebebi de ülkemizde işin doğru düzgün bir eğitiminin olmamasıdır herhalde.

@ grego
Birde şunu sormak isterim(merakımdan dolayı) : Rider'a uygun malzeme olmadığında sanatçının yada grubun mühendisi sorun çıkartıyor mu?Yada hep Rider'a uygun malzemeler mi geliyor?Yada (iğrenç birşey ama gerçek ne yazık ki)Rider'a uygun malzeme olmadığı zaman Türkiye'deki gibi kendini mühendis sanan adamlar gelipte ''falan filan sanatçıyı çıkarmam,bu malzeme olmaz''deyip yada halk arasında avanta diye geçen ücret talebinde bulunuyorlarmı(Hiç sanmıyorum ama sormak istedim)?

İyi günler

Mert T.
 
Birde şu var Ahmet bey (sanırım eklemeyi unutmuşsunuz); küçük sahnelerde de mixer ne yazık ki iç içe olduğu zamanda bi zahmet gain potanslarını parmaklamasın sonra sonucu feedback oluyor.
 
MertTaslica' Alıntı:
@ grego
Birde şunu sormak isterim(merakımdan dolayı) : Rider'a uygun malzeme olmadığında sanatçının yada grubun mühendisi sorun çıkartıyor mu?Yada hep Rider'a uygun malzemeler mi geliyor?Yada (iğrenç birşey ama gerçek ne yazık ki)Rider'a uygun malzeme olmadığı zaman Türkiye'deki gibi kendini mühendis sanan adamlar gelipte ''falan filan sanatçıyı çıkarmam,bu malzeme olmaz''deyip yada halk arasında avanta diye geçen ücret talebinde bulunuyorlarmı(Hiç sanmıyorum ama sormak istedim.
Mert T.

Vakit bulunca bir kac tane Rider scan edip koyarim. Daha rahat anlasilmasi acisindan. Burada genelde riderlar biraz genis. Genisten kastim, rahat ve uyumlu. Ondan daha once gelen bir konuda, herkesin 'Show must go on' anlayisi var. Simdi o 'falan filan sanatciyi cikartmam' diyen arkadaslar muhtemeln ya islerini bilmiyorlar, ya da sanatci cephesinde cozulemeyen baska bir sorun var, teknik sorun olarak yansitip yirtmaya calisiyorlar. Yoksa MJJ Beta58 ile soyluyordu, bir cok sanatcinin begenmedigi bir mikrofon Turkiye'de. KSM9 filan isteniyor, sanki isteyenler o mikrofonu kullanabiliyorlar ve saire gibi polemik yaratilabilir. Gerek yok. Isini bilen canli konserlerde calisan ses muhendisleri icin iki turlu mikrofon vardir. Kondenser ve dinamik. Yarim milyon dolarlik sistem kuran firma kalkip size 30$ lik patates-sogan saticisi mikrofonu vermeyecegine gore, herhangi bir dinamik mikrofon veya kondenser ile cikartamayacaginiz ses olmamasi gerekir. Duymak istediginiz ses belli, elinizde EQ var, kompresor var vs. Cozmek ses muhendisinin isi.

Ha derseniz, ben OH'lerde Neumann KM184 istiyorum, (pair 2000 euroydu aldigimda), o zaman firma bakar stoklarinda var mi oyle bir mikrofon, yoksa "biz de yok siz getirin der" KM184 elbette sE1a dan kat kat iyi ses verecektir, ama canli konserde sE1a den aldiginiz ses ile KM184 den alacaginiz ses arasinda dunya kadar kalite farki olmaz. Ikisi de profesyonel duzeyde bir mikrofondur.

Burada zaten grup belirli bir kalitedeyse, (MGMT, Specials, Bloc Party gibi gruplar) hepsinin kendine ait mikrofon, DI Box, hatta multicore setuplari var. Mesela MGMT nin sahnesi tamamen kendilerine ait. Elektriik kablolari, submixer gibi backline dahi onlar tarafindan saglaniyor. Butun her baglanti toplu olarak cikiyor sahneden.

Baska bir durumsa hoparlorler. Hoparlor konusunda titiz olunmali diyorum. Mikrofon gibi bir durum degil, istediginiz hoparlorlerden istediginiz sesi cikaramazsiniz. Bir yandan 'Hani EQ vardi, processor vardi' dediginizi duyar gibiyim, ama hoparlorlerde farkli bakis acilari var. Birincisi birkac ust duzey firma haric, kabinleri ayri ayri EQ etme sansiniz yok. Genelde sag ve sol olmak uzere iki ayri EQ nuz olur. Sistemin boyutuna gore sag-sol downfill, frontfill, delay.... eklenebilir. Simdi boyle bir durumda, sag ve sol kulelerde bulunan butun hoparlorler ayni oldugundan ve esit calistigindan emin olmaniz gerekir. Sistemi 'tune ederek' (gerek kulak ile gerek yazilimsal yardim ile) isinize baslarsiniz. Eger ki sagdaki hoparlorlerin yarisinda 2" X marka, yarisinda 1.8" Y marka high freq. driver var ise, o sistemi tune etmeniz imkansiz gibi birseydir. Bir ses alirsiniz, hatta 'Show must go on' mantigi ile bakilirsa, bu cok buyuk bir problem degil, goz ardi edilebilir. Fakat kesinlikle bu noktaya gelmeden kararlastirilip cozulmesi gereken bir problem.
O yuzden su marka hoparlor isteniyor diye belirtildiyse, ya o marka ya da telefon/mail yoluyla konser oncesinde baska bir ''marka'' hoparlor uzerinde anlasilmali. Ha sizin elinizde L'Acoustics V-DOSC sistem vardir, muhendis begenmiyordur, adi sani duyulmamis X markasini istiyordur, o zaman muhendisin kabul etmekten baska sansi yok. Cunku elinizdeki sistem kabul gormus bir sistem.

House engineer olarak calistigim konserlerde(festivallerde), 10-12 grup cikiyor diyelim sahneye bir gunde. Bu gruplarin 2-3 tanesinin kendine ait muhendisi var, digerlerini ben ayarliyorum.Iki grup arasinda ortalama 10 dakika var. Bu 10 dakikada sahne degisiyor. Davul her grup icin farkli neredeyse. CIft masa calisiyor hem monitor, hem FOH. O yuzden bir grup A multicore'unda iken diger grup B multicore'unda oluyor. Simdi burada anlatmak istedigim 10 dakika icinde grup sahnede yerini almis oluyor. Konser alani insan dolu, oyle soundcheck alma luksunuz kesinlikle yok. Hizlica butun kanallar kontrol ediliyor. Sonra daha onceki grubun miksi uzerinden calmaya basliyorlar, Ilk sarki icersinde bir mix oturuyorum ve o sekilde bitiriyorlar konserlerini. (Yaklasik 1-1.5 saat suruyor grup basina)

Monitor ayarlari 'onem sirasina' gore riderda yazilmis oluyor. Yazilmis ayarlara gore monitor muhendisi gerekli ayarlari elinden geldigince yapiyor. Yine FOH gibi, eski grubun monitor miksleri ile basliyorlar, ve ilk sarki icerisinde, hatta en fazla 1 dakika icerisinde, Riderda belirttikleri monitor mikslerini elde ediyorlar. Duruma gore, gayet kibar bir sekilde 'Mikrofonlarini kullanarak' biraz daha sunu alabilir miyim gibi konser aninda sizi yonlendirebiliyorlar, ya da el kol isareti yapabiliyorlar. Ama gormeniz gerekiyor, en iyi sanatcilardan tutun, en amator sanatcilara, muthis bir mutevazilik hakim. 'Az biraz vokal alayim, cok oldu kis biraz, cok kistin ac biraz, hah simdi oldu, parlat biraz bunu, midlerini al, az da bas ver.. Cok verdin basi, basi kis. Reverb de duyayim biraz.." gibi bir diyalog yok. Bir ya da iki cumle en fazla.

Bu kadar pespembe anlattim, ama mutevazi olmayan sanatcilarda denk gelebiliyor. Ornek olarak bir riderda, mutlaka Beta97 istendigi belirtilmis vokal mikrofonu olarak. Cok da oyle pahali bir mikrofon degil. Koyduk mikrofonu, sahnede hazir. Grup cikti, bolumlerini bitirdiler. Ben FOH'tayim, monitor yapan arkadasa kullanilan mikrofon markasini sormuslar. Beta97 nin ne oldugunu bilmeden isteyebiliyorlar. :) Bir de garip olan nokta, o mikrofondan ses cikartacak adam benim, onlara ne oluyor ? :)
 
grego' Alıntı:
MertTaslica' Alıntı:
@ grego
Birde şunu sormak isterim(merakımdan dolayı) : Rider'a uygun malzeme olmadığında sanatçının yada grubun mühendisi sorun çıkartıyor mu?Yada hep Rider'a uygun malzemeler mi geliyor?Yada (iğrenç birşey ama gerçek ne yazık ki)Rider'a uygun malzeme olmadığı zaman Türkiye'deki gibi kendini mühendis sanan adamlar gelipte ''falan filan sanatçıyı çıkarmam,bu malzeme olmaz''deyip yada halk arasında avanta diye geçen ücret talebinde bulunuyorlarmı(Hiç sanmıyorum ama sormak istedim.
Mert T.

Isini bilen canli konserlerde calisan ses muhendisleri icin iki turlu mikrofon vardir. Kondenser ve dinamik. Duymak istediginiz ses belli, elinizde EQ var, kompresor var vs. Cozmek ses muhendisinin isi.

Ha derseniz, ben OH'lerde Neumann KM184 istiyorum...


Simdi boyle bir durumda, sag ve sol kulelerde bulunan butun hoparlorler ayni oldugundan ve esit calistigindan emin olmaniz gerekir. Sistemi 'tune ederek' (gerek kulak ile gerek yazilimsal yardim ile) isinize baslarsiniz. Eger ki sagdaki hoparlorlerin yarisinda 2" X marka, yarisinda 1.8" Y marka high freq. driver var ise, o sistemi tune etmeniz imkansiz gibi birseydir. O yuzden su marka hoparlor isteniyor diye belirtildiyse, ya o marka ya da telefon/mail yoluyla konser oncesinde baska bir ''marka'' hoparlor uzerinde anlasilmali. Ha sizin elinizde L'Acoustics V-DOSC sistem vardir, muhendis begenmiyordur, adi sani duyulmamis X markasini istiyordur, o zaman muhendisin kabul etmekten baska sansi yok. Cunku elinizdeki sistem kabul gormus bir sistem.


Duruma gore, gayet kibar bir sekilde 'Mikrofonlarini kullanarak' biraz daha sunu alabilir miyim gibi konser aninda sizi yonlendirebiliyorlar, ya da el kol isareti yapabiliyorlar. Ama gormeniz gerekiyor, en iyi sanatcilardan tutun, en amator sanatcilara, muthis bir mutevazilik hakim. 'Az biraz vokal alayim, cok oldu kis biraz, cok kistin ac biraz, hah simdi oldu, parlat biraz bunu, midlerini al, az da bas ver.. Cok verdin basi, basi kis. Reverb de duyayim biraz.." gibi bir diyalog yok. Bir ya da iki cumle en fazla.

Öncelikle bu uzun bilgilendirmen için çok teşekkür ederim.

İlk olarak şu mikrofon konusunda ağzım yandı.Neuman KM184 modelimiydi o kadarını hatırlamıyorum gelen Rider'a bakmam gerek ama şu var ki o mikrofon yüzünden şarkıcının mühendisiyle sorun yaşadım.Şimdi ne mikrofon verdiniz diye soracaksınız onun yerine AKG C 1000 verebilmiştim.

İkinci ve en önemli husus ; PA Hoparlörleri konusunda aşırı derece ters düşüyoruz.Tabiki adı sanı belli olmayan çin malı sistem kursak o zaman lafı hakediyoruz ; kabul.Fakat şu var ki Rider'a ayak uydurmak imkansız.Çünkü uçuk kaçık,yani Türkiye'de taş çatlasın 15-20 Firmanın (hadi 30 firma diyelim) çıkaracakları malzemeler yazıyor ve bu konuda da hep ters düşülüyor.Sonuç = Avanta :D

Son olarak şu sanatçıların sahnede davranışlarına da hayran kaldım.Bizde burunlarından kıl aldırmıyor;yok ben senfoni de çalıyorum,yok ben X sanatçına çalıyorum diye havasından geçilmeyen egoistlerden de bıktık.Ama şu var biz sesçilerin aşağılanması da kendimizin yüzünden.İşini kötü yapan yada yapamayan kişiler yüzünden sesçi artık tam bir hamal olarak görülüyor.Kimse sanatçının sesini benim sayemde ulaştığını,onun sahnesini şov haline benim getirdiğimi bilmiyor.Yada biliyorlar da kulak arkası yapıyorlar.Eee sesçi (amele)dolu nasıl olsa piyasada o firma yapmazsa başkası onun işini yapar..

Bilgilendirmen için tekrardan teşekkürler.
 
Facebook'da "don't piss off the sound guy" diye bir grup var, oradan copy & paste ediyorum :)

DON’T PISS OFF THE SOUND GUY

What follows is some good advice for all of the armchair audiophiles out there who approach the sound engineer at a show with something to say…

Section 1: General Info

1.1 Garbage in = garbage out. If the band sucks, there’s nothing the sound guy can do.

1.2 You don’t need a college degree to be a sound guy, but it doesn’t hurt. Your cool home theatre system doesn’t make you qualified to be a sound engineer.

1.3 It’s great that you “run the sound” at your church on the weekends. I do this for a living.

1.4 I can’t turn it down anymore…You’ll have to talk to the guitar player.

1.5 Don’t try to impress me by throwing around a bunch of equipment model numbers or a bunch of Physics information like Ohms, Watts, Inverse Squares, Decibels, SPL, Phase Cancellation, and that kind of stuff. You can talk about your textbooks all you want, but at the end of the day you still have to have some experience to realize that the textbook stuff is usually a bunch of crap.

1.6 We’re not “roadies”. That term fell out of common usage in the early 70’s right after the Jackson Browne album came out.

Section 2: For the Band

2.1 To the guitar player: I’ve gone on at length about how much I like the sound of a Les Paul plugged into a Marshall, but in a club you might have to turn it down a bit. If you have a huge guitar amp screaming a few feet away from your vocal mic, it’s just not gonna work. Two words for you: Isolation cabinet.

2.2 For the drummer: I’m going to put a gate on the kick and the snare, and compressors on some of the other instruments and vocals in the band. Part of my job is to manage dynamics. All those cool ghost notes you’re doing on your snare drum won’t translate to the nosebleed seats in an arena. Get over yourself, or go play some jazz somewhere.

2.3 For the trumpet player: Take your part down an octave so you don’t have to play so loud. You’re not Doc Severinson, and you can’t hit the high notes anyway.

2.4 To the vocalist: Give me something to work with. I can’t turn a whisper into a shout. If you sing softly, you’re not gonna hear yourself.

2.5 For the whole band: The monitor guy is not going to change every element of your mix for every single song. Understand the difference between what you WANT to hear and what you NEED to hear. The more you micro-manage the monitor guy, the less happy you’ll be.

2.6 More for the band: I don’t care if you’re not completely comfortable. I have to do my job in some of the most ridiculous situations imaginable, in the rain, the wind, the snow, the blazing sun, and often without an adequate amount of time or resources. Heaven forbid that you might have to do the same…grow up and stop your whining.

Section 3: For other technical personnel

3.1 For the studio guy: I don’t give a f--- how you did it in the studio.

3.2 For the video people: It doesn’t matter if you can see some of my equipment in your camera shot. The people watching should be looking at the talent. Zoom in and shut up.

3.3 For the lighting guys: Don’t run your cables on top of mine. No, you can’t put a light on top of the sidefill. No, you can’t use a channel of my snake for your control line. No, I won’t pack your console up for you. Get your truss off the stage and up in the air so I can do my gig. Go away now.

Section 4: Corporate gigs

4.1 To the event planners, banquet staff, hotel salespeople, florists, decorators, and various other people who walk around with clipboards: None of your sh—matters if we can’t hear the guy at the podium. Recognize!

That should get us started. Feel free to add anything I might have missed.

Aziz.
 
Ses Ekibi : Ben olay mahaline gelmeden önce lütfen sistemin doğru biçimde bağlanığından, tüm kabloların çalıştığından, telsiz mikrofon pillerinin yedeklendiğinden emin ol...

Ses Ekibi : Jeneratör için ya kendi jeneratörünü kullan yada sürekli aynı firmanın aynı adamıyla çalış ki bir yanlış bağlantının farkedilmemesi nedeni ile bütün işi tehlikeye sokma... Yinede olası elektrik problemlerine karşı yanında ilgili ekipmana uyacak sigorta vs. taşı...

Ses Ekibi : Senin D.I boxunu kullanmamam senle olan husumetimle alakalı değil son noktaya kadar kendi sistemimi kullanmaktaki prensibimden kaynaklanıyordur üzerine alınma ve lütfen sana kadar uzattığım planet jacka bakıp biz çekmiştik diye surat yapma ben 3 tl'lik jack/5 tl'lik kablo kullanmak istemeyebilirim lütfen anlayışla karşıla...

Işık Ekibi : MovingHead'leri sabit bir programa alıp sigaranı içip oturma lütfen...

Baterist : Lütfen enstrümanını öncelikle doğru ayarla ki rezonans sorununun çözümünü davul seti mikrofonlarından bekleme, sakin davran :) akşam bol bol çalacak zamanın var ısınmak istiyorsan lütfen bir adet pad edin...

Gitarist : Lütfen sololarında ses kontrolünü masaya bırakma bir zahmet kendine ait ekipmanlarla sorununu hallet...

Bas Gitarist : Abi tamam victor wooten senin yanında halt etmiş bize ispatlamaya çalışma. Büyük sahnelerde lütfen anfini tedarik ederek gel; zira sub+monitör dahi senin için anfi kadar tatmin edici sonuçlar doğuramayabilir...

Solist : İyi / Kötü / Parlak / Boğuk gibi subjektif tanımlamalardan uzak dur mümkünse teminolojik ve objektif tabirlerle masayı yönlendir...

Belirtilmemiş ama bir ek yapmak gerekirse...

Garson : Hocam lütfen bana "vay arkadaş adam iki tıngırdatıp para kazanıyor" edası ile yaklaşma; benim senin kazancında gözüm yok seninde olmasın mümkünse. Sana kibarca iletilen istekleri vaktinde ve ivedilikle yerine getir ki daha sonra şefinden yada patronundan fırça yemene yol açacak gelişmeler yaşanmasın. Ayrıca sakın ha sakın kendini grekoromen milli takım güreşçisi gibi güçlü görme müzisyenler kütüphaneden çıkıp gelmiş adamlar olmayabilir kafayı yediğinde ne olduğunu anlamayabilirsin...
 
Geri
Üst