[Eski] Tanışmak İçin-Kimiz Biz?

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Ad-Soyad : Özgür Öztürk

Doğum Tarihi: 14/07/1969

Eğitim: İstanbul Kadıköy Kenan Evren Lisesi, İstanbul Ünv. Ed. Fak. Kütüphanecilik bölümü

Müzikle ilkokul çağlarımdan bu yana amatör olarak ilgilenmeye başladım. Tabii birçoğumuzda olduğu gibi bu ilgileniş flütle başladı. 1985 ılında Van Halen ve Iron Maiden ile tanışmamla birlikte Rock müziğe gönül verdim. Müzisyen olarak herhangi bir profesyonel eğitim almadım. 1988 yılında gitara başladım ve halen kopamadım.

1994 yılında askere gitmeden önce 1989 yılında kurmuş olduğum TEARS adlı grubumla çeşitli konserlerde yer aldıktan sonra " Winds of Dreamland" adında bir albüm çıkardım. Hiçbir zaman herhangi bir barvb. ortamda profesyonel anlamda müzisyenlikten para kazanmadım. Kazanmadığım gibi harca babam harca en sonunda battım. Askerlik görevimden sonra bu batışın en önemli darbesi olan " vintage white " strat'ımı ağlayarak satmak zorunda kaldım.

Çalışma hayatıma 15 yaşında Tahtakale'de hamallıkla başladım. Kırtasiye ve küçük ev aletleri sektöründe 19-20 yaşlarımda Türkiye'nin % 75'ini karış karış dolaştım satış-pazarlama için. Bütün bunları müziğe yatırım yapmak için çektim. 1990 - 1997 yılları arasında fast food sektörünün önde gelen kuruluşlarından birinde bölge müdürlüğü yaptım. İzin günlerimi Beşiktaş maçlarına ve müzik çalışmalarıma göre ayarladığım için bu işten kopmak zorunda kaldım. Halihazırda 8 seneden beri de finans sektöründe kredi pazarlama işi yapıyorum.

1996 yılında pes edip bıraktığım müzik çalışmalarıma Gür Akad'ın verdiği gazla tekrar dönüp parmağımdaki pası atıp tekrar yeni bir albüm hazırlığı içine girdim.

Alayına isyan ölümüne Beşiktaş sloganı ile her sene İnönü Stadı kapalı tribününde yerimi alıp Beşiktaşa olan aşkımı haykırırım ( aman eşim duymasın )

6 yıldır evli olup çocuk özlemi ile yanıp tutuşurken benim için tutku halini alan müziktek camiası ile haberleşmek en büyük zevklerimden biri oldu.

Hepinize sevgilerimi sunuyorum...
 
Merhaba..Ben Burak Demir.. 6 Temmuz 1977 İstanbul doğumluyum. Galatasaray Lisesi ve Marmara İletişim Fakültesi mezunuyum. 11 yaşında, bana bir klavye alındı ve bir sene kadar müzik dersi aldım. Fena halde sıkıldım ve bıraktım. Lisede yeniden bir merak oldu , bir de Cubase ile tanışınca ( Atari ile çalışan ) iyice heyecanlandım. Cubase ile düzenlemeler yapıp , canlı kayıtlar için stüdyoya gitme dönemi başladı ve ben iyice kendimi kaptırdım. Lisenin son sınıfında ilk kez bir proje için müzik yaptım , İstanbul Tıp Fakültesi Tiyatro Topluluğu'nun ''Köpenick'li Yüzbaşı '' adlı oyunu...Üniversite'nin ilk yılında , ''Jagler Jöle''nin reklam müziğini besteledim ve ilk ticari işimi yapmış oldum. Jingle yapmak hoşuma gitti ve devam ettim , bügün de devam etmekteyim. 1999 yılında ''Doğunun Kraliçesi Antakya'' adlı belgeselin müziklerini yaptım. Aynı yıl Volkan Gücer ile tanıştım ve kendisiyle bazı film ve dizi müziği çalışmaları için yardımcı besteci olarak çalıştım. 2001 yılında albüm yapmayı kafaya taktım ve 27 ay sonra ( albüme üç kere yeniden başlayıp , bitirmek durumunda kaldım ve araya giren başka işler vs..) 2003 yılı Ekim ayında ''Dreamin' İstanbul'' adlı enstrümantal albümü çıkardım. Albümün prodüktörlüğünü Volkan Gücer taptı. ( yapmak zorunda kaldı da diyebiliriz :) ) Daha sonra Burak Aziz'in ''Paslanmaz'' adlı albümünün aranjörlüğünü ve Alabina grubunun solisti İshtar'ın ''Je sais d'ou je viens'' adlı son albümünde , Burak Aziz ile duet yaptığı '' Fi Hawak '' şarkısının düzenlemesini yaptım. Son olarak Dreamin' İstanbul'a vokalleriyle güzellikler katan Beyza Durmaz'ın '' Koku '' isimli ilk albümünün aranjörlüğünü yaptım. Müziktek forumunu ve buradaki paylaşımı çok seviyorum..Herkese sevgiler..
 
Merhaba, adım Onursal. 1983'te sıcak bir Ankara sabahında dünyaya geldim. İlk müzik aletim, 7 yaşında babamın Almanya'dan getirdiği tuşları o yaşımdaki parmağım büyüklüğünde monofonik yamaha org oldu. Anıtepe İlkokulu'ndaki blokflüt kariyerimden sonra müziğe yavaş yavaş merak sarmaya başladım.

Orta 2 sıralarında en büyük hayali orgda oğlunun çaldığı Türk sanat müziği nameleri eşliğinde rakı içmek olan babamı, içinde samanyolu da olan diğerlerini hatırlamadığım 10 şarkıyı monofonik olarak kusursuz çalıp bissürü TSM şarkısı öğrenme vaadiyle babamı kandırıp, ikinci Yamaha (bol ışıklı, renkli tuşlu) kalvyemi aldırmayı başardım. Ama gel gör ki aldığım klavye ve piyano kurslarından sonra iki elimi de ayrı ayrı kontrol etmem gerektiğini öğrenince tembellikten ve ellerimi zor kontrol etmemden dolayı klavyeye ara verdim. Ama maymun iştahlılığım beni ailemden hergün farklı bir enstruman istememle artık ailem tarafınfan ciddiye alınmamaya götürdü

Orta 3'e geldiğimde blues a merak saldım. Yaklaşık 3 sene hiçbir başka şey dinlemeden sadece blues dinledim. Bir gün gene tvde mızıka çalan bir adam gördükten sonra, aklıma evdeki annemin küççükken almış olduğu kromatik mızıka geldi. Fena ses çıkamdı, ben dedim en iyisi mızıka çalayım kimse yok nasolsa çalan iyi kötü bişeyler yaparım. Bir iki sene onla takıldıktan sonra eskisinden biraz daha kaliteli çin malı pompalı kromatik bir mızıka aldım. İki ay sonra kırıldı.

Daha sonra ilk diatonik mızıkamı aldım. Ab tonundaki mızıkayla hiçbir şarkıya eşlik edemeyip depresyona girdim. İnternetle tanışmam ve küçük araştırmayla doğru mızıkayı buldum ve internetteki sitelerden blues harp öğrenmeye başaladım. Yaklaşık 3 sene kendi kendime takıldıktan sonra turkrock sitesini buldum ve ilk grubuma katıldım.

Grupta gelgitler ve eleman değişikliklerinden sonra 2005 Martta vokalist yokluğundan mecburen vokalistliğe başladım ve şu anki grubum "Kingus Blues Band" ortaya çıktı. İlk konseri grup toplandıktan 2 ay sonra bahar şenliğinde verip, olay budur dedim.

Maymun iştahlılığım ve sabırsılığım devam ediyor, tekrar kalvyeye başladım, klarnete başladım, daha da büssürü alete başlamak istiyorum..

Halen iş, yüksek lisans ve Ankara'da bahar şenliklerinde ve bir iki ufak tefek yerde konserlere devam etmekte, müzikteki takip etmekteyim.

Yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim.




Tekrar teşekkürler. Görüşmek üzere

Onursal
 
onursal_o' Alıntı:
...Fena ses çıkamdı, ben dedim en iyisi mızıka çalayım kimse yok nasolsa çalan iyi kötü bişeyler yaparım. Bir iki sene onla takıldıktan sonra eskisinden biraz daha kaliteli çin malı pompalı kromatik bir mızıka aldım. İki ay sonra kırıldı...
hahahaaa!!! Yaziiik... Canim beniim :)
 
ben yazdım hatırlıyorum ama herhalde sadece yazmayı düşünmüşüm :?

Buğra Kezan, 12 Nisan 1988 yılında İzmir'de doğdum. Sanırım forumun en küçük üyelerindenim. Doğduğumdan beri İzmir'in Karşıyaka semtinin ufak bir dairesi içinde gidip gelmekteyiz, bir kaç kere taşındık ama Bahriye Üçok-Girne_Bostanlı üçgeninden çıkamadık.

Müzikle ilk olarak ilkokul 3. sınıfta, müzik derslerinin başlamasından sonra blok flut ile başladım :) Ama severdim çalmayı ve millet müzikte sıkılırken ben hocanın verdiği minik kuş şarkıları yerine sürekli duyduğum, sevdiğim, daha günümüze ait ve bilinen şarkıları çıkarmaya başladım. Flutle epey uzun zaman geçirdim ama müzik öğretmenlerimiz yeterince üstüne düşmedikleri için teknik olarak pek yeterli değildim. Orta 2'ye geldiğimde sürekli olarak klarnet diye aileme yalvarmaya başladım. çok istiyordum çalmak, hangi şarkıda bi klarnet sesi duysam "aaaaaaa" diye herşeyi bırakıp onu dinlerdim. ama olmadı maddi imkansızlıklar nedeniyle, tam ikna ettim almalarına fiyat araştırıyorduk, bir şey oldu ertelendi, sanırım lgs sınavımdı. O sıralarda eniştem bana kendi müzik marketinden bir klasik gitar hediye etti. Pek iyi bir gitar değildi ama yine de öğrenmeme engel olmadı :) Gitarın ilk geldiği dün internetten akort etmeyi öğrendim ve geri kalanını kendim çıkardım, kulaktan uğraşa uğraşa, artık hazırlık ve lise 1 yıllarında klasik gitarda akor basamasam da tek tek parmakla şarkıların melodilerini çalabiliyordum. lise 1'in ara tatilinde yine kendi gaza gelişim ve çabalarımla kitaplardan akor basmayı öğrendim. Lise 1'in sonunda ilk elektro gitarımı aldım, o da oldukça kötü bir gitardı, ama olsun ben sürekli çalıyordum.. Lise 2'nin ortalarında Savaş Oğuz'dan 2 ay kadar elektro gitar- ritm gitar dersi aldım. Tabi ritm gitar özellikle metal hatta Metallica üzerindendi bu bakıma kondisyon olarak bu kadar gelişmemi sağladığı için hala minnettarım :) Ama tam solo gitara geçmiştim ki bırakmak zorunda kaldım. Ama verilen son 2-3 etudü sürekli çalıştım olmadı başkalarının ders defterlerini aldım ve kendimi epey geliştirdim, ama hala müzik eğitimi almadığım için eksiklerimin çokluğunu hissediyorum. Lise 1-2 sürekli stüdyolara girdik eğlenmek için sadece. Lise son sınıfta bir kaç death metal grubu kurduk ama çok sağlam değildi hiç biri. Ama senenin başından beri aklımda 60'lar 70'ler çalacağımız bir grup hayali vardı, romantik sololar filan, sonra bir kaç ay önce bu grubu kurdum sonunda. Adı Distopya olan yeni grubumuz şu an okulumun Mayıs şenliklerindeki konseri için hazırlanıyor. Bu arada okulum demişken, İzmir Atatürk Lisesinde okuyorum. Bu arada hala klarnet istiyorum :) Sonraları müzik teknolojilerine ve kayıt-aranje işlerine merak sardım ama yapamıyorum çünkü pek bilgim yok henüz :)

Ayrıca orta sondan beri politika ile ilgileniyorum, araştırıyor, okuyor ve insanlarla iletişim içinde çalışmalarda bulunuyorum. Orta sondan sonra 3 yıl kadar edebiyatla da ilgilendim ama artık vakit bulamıyorum arada bir yazılar yazıyorum ama çoğu bildiri şeklinde olabiliyor :)

Off uzun ve biraz gereksiz yazmışım, ama olsun okuyanlara okuduğu için teşekkürler diyeyim, ne diyeyim :)
 
Güzel başlık.Ben de yazayım,tanıtayım kendimi dedim.:)

Efenim ben Osman Cenan Çiğil.Bu Cenan ismi nereden gelmiş bilmiyorum.Annemler koymuş kullanırım diye.Ama hiç kimsenin bana Cenan dediğini hatırlamıyorum.Olsa olsa Cenin diye dalga geçerlerdi. :twisted: Osman ismi ise dedemin (annemin babası olan) adı,Bostanlı'da Katil Osman olarak bilinirmiş.Kendisi bilimum balıkçılık,boyacılık,çaycılık..vs gibi işlerle uğraşmış bir Bostanlı delikanlıyısymış :) (Allah rahmet eylesin)
17 Kasım 1984'te İzmir'de doğmuş bulunmaktayım.Sezeryanla doğmuşum,annem hatırlamıyor bile bayıltmışlar kadıncağızı.(Sezeryan deyince aklıma hep Ermeni soyismi uydurup,iğrenç espri yapabilme yeteneğimi göstermek gelir.) :p

Neyse,ilkokulu Aydoğdu İlkokulunda,orta okulu Karşıyaka Şube'de,liseyi İzmir Atatürk Lisesi'nde okudum,bitti hepsi Tanrı'ya şükür.Daha sonra 2003 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği'ne girmiş bulundum.

Aslında benim orta okula kadar müzikle pek alakam yoktu.İyice küçükken devamlı top oynayıp,her tür hayvana -evin çevresinde olmak kaydıyla- şefkat göstermek dışında herhangi bir aktivitem yoktu.Eve de alabildiğim kadar hayvan sokmuşumdur.Tabi annem kedi,köpeği pek sevmediğinden bi' derece başarılı olabilmişimdir ancak.Muhabbet kuşları,onlarca civciv,hamsterlar,su kaplumbağaları,yüzlerce balık..vs eve giren hayvanatlardandır. :)

Bu süre zarfında da yine müzikle alakalı hiç bir olayım yoktu.Bi' ara en büyük hobilerimden biri balıkçılıktı.O kadar süre boyunca kayıkla iki kere açıldım,onun dışında hep kıyı balıkçılığı yaptım.Malum kıyıdan pek birşey bulunmaz bu ülkede fakat ben keçi gibi inatçı ve takıntılı olduğumdan evde,odamda bile balık tutmaya uğraşır,devamlı misina nasıl daha efektif olarak iğneye,çapariye,zokaya bağlanır diye kastırırdım.Bol bol da balıkçılık ile alakalı kitap okurdum.Bi' ara latince isimlerini bile ezberlemiştim balık mahlukatlarının :twisted:

Sonra orta-2 civarlarında bir arkadaşım sayesinde Queen grubuyla tanıştım.Bu sefer başka bi' takıntıya doğru yol almaya başlamıştım.Devamlı müzik dinler olmuştum.Bu arada ablam da üniversitedeydi ve arkadaşlarıyla topluca gitar kursuna gidiyorlardı.Eve gitar girmişti yani:) Tabi ben ona bir sene daha dokunamadım.Böyle müzik + oltalar filan derken Queen'i anlatan bir kitap okuyup çok etkilenmiş ve gitara "sarmıştım".Öğrenmem lazım bunu diyip diyip kuduruyordum.Gel gelelim ki Anadolu Lisesi Sınavı'na bir sene kaldığından annemler "Yok bi' sene daha bekle" diyorlardı.Ben de kastırdım,İzmir Atatürk Lisesi'ne girdim.Sonra gitar kursuna başladım.İlk gittiğim adres Savaş OĞUZ'un dükkanıydı.Bilinmez bir nedenle adamı yakın hissettim,güvendim ve haftaya başlıyorum dedim:)

Neyse Savaş abi'den toplamda iki sene kadar ders aldım.Tabi bu arada elektrik gitara geçiş yapmıştım :).İlk gitarım İzmir malı Vic marka alt kalite bir gitardı.Bu süre içinde lise-2'ye filan geçmiştim.Dersler canımı sıkmaya başlamıştı.Artık illa müzik der duruma gelmiştim.İlk bilgisayarıma da lise'ye geçerken sahip olmuştum.Elektrik gitar sahibi olduğumdan beri ve Savaş abi'yle tanışmamdan da dolayı,bugüne kadar hep kayıt yapar dururdum,bilgisayarda besteler yapmaya,gitar kaydetmeye kasardım.

Daha sonra uzun kafa yoruşlardan sonra ve ailemizin de pek onaylamamısıyla beraber müzikle alakalı birşey okuyamayacağımı da anlamış bulundum.Sonra ÖSS denen illetle uğraşıp dediğim gibi D.E.Ü. Metalurji & Malzeme Mühendisliği'ne girdim.Lisede hazırlık okumama rağmen "Bari şu üniversite hayatımda müzik yapayım" diyerek,hazırlık sınavına girip kasten kaldım ve tekrar hazırlık okudum.Hayatımın en rahat dönemiydi herhalde:) Bu arada liseden bir arkadaşımla "Ulan biz niye çalmıyoruz ne eksiğimiz var" modunda bir cover grubu toplayarak bir süre İzmir'in pek gözde olmayan,ucube rock barlarında çaldık.Bu arada ben 1.sınıfa geçmiştim.1.sınıfa geçmeden önce en son Bornova Terminal'de çıkmaya başlayıp biraz daha elle tutulur para kazanmaya başlamıştık.Gayet mutluyduk filan.Sonra 1.sınıfa geçtim.Okulun ilk haftası,çarşamba gecesi çalacaktık.Bar sahipleri bizden gayet memnun olmalarına rağmen birden "Bugün çalmayın" dediler.Ve o günden beri bi' daha,tam anlamıyla toplarlayamadık grubumuzu.

Bu süre zarfında tekrar çalışıp,grubu toplayalım desekte pek başarılı olamadık.

Daha sonra bitti zaten :) Sonracıma,bir ara başka bir klasik gitar/vokal yapan arkadaşımızla popçu olup paranın dibine vuralım dedik.Otellerde çalma amaçlı çalıştık.Çeşme Ontur otelde bir deneme aldık,adamlar "Tamam burada çalacaksınız" deyip,sonra sallamadılar.

Ben bu arada 1.sınıfta 1.8 barajına takılmış ve ikinci sınıf dersleri alamaz halde boş boş takılmaktaydım.Şimdi ikinci dönem oldu ve ben yine 1.8'de kaldım.2003 girişli olmama rağmen yıl olmuş 2006 ve ben hala 1.sınıf dersleriyle uğraşıyorum.

Bu kadar uğursuzluktan sonra bu müzik işinin bana göre olmadığına kendimi inandırmaya çalıştım.Pek inanmasamda,çalışıyorum.:) Sonra yıllar önceden başlayan evde kayıt yapma,bestelerimi düzenleme gibi işler için para biriktirdim devamlı.Ekipmanlarımı aldım,artık daha huzurlu bir hayat sürüyorum. :)

Muziktek forumları sayesinde de bu kayıt işleri konusunda ufkum baya bir genişledi.Artık eskisinden çok daha iyi kayıt alabiliyorum.Bu konuda kendimi geliştirip,tatmin olmaz egomu sonuna kadar tatmin etmeye çalışiciim. :twisted:

Her türlü iş birliğine açığım özellikle -inernet üzerinden olanları-.İlgilenen arkadaşlardan mesaj bekliyorum :twisted:
 
NOt : Kişisel web sitemden alıntıdır..

10.02.1979 Van doğumlu olan Süha, ilkokul son sınıfta müzik ile tanıştı. Sınıf geçme hediyesi olarak babasından bir bilgisayar isteyen fakat babasının bilgisayar yerine bir org almasıyla müziğe merhaba diyen Süha, Yamaha Müzik Okulu'na başladıktan 4 yıl sonra başarı ile mezun oldu. Daha sonra aynı okulun Yamaha Uygulamalı Tanıtım Merkezi'nde tanıtım görevlisi ve teknik eleman olarak göreve başladı. Aynı zamanda profesyonel sahne hayatına da merhaba diyen Süha, çeşitli bar ve gece kulüplerinde klavyecilik yaptı..

Bir süre sahne müzisyenliği yaptıktan sonra, tonemaisterlik ve aranjörlük yapmak üzere aktif müzisyenliğe ara verdi. Aranjör ve tonemaister olarak bir çok projede yer aldı. Aynı zamanlarda Boğaziçi Üniversitesi'nde okuyan arkadaşlarının kurmuş olduğu "BADEM" isimli grupta bas gitar çalarak aktif müzisyenliğe tekrar geri döndü. BADEM ile çalışmalarına ek olarak, Boğaziçi Üniversitesi Rock Korosu Orkestrası'nda da bas gitaristlik görevini üstlendi. Yaklaşık 2 sene süren çalışmalardan sonra İstanbul'daki çalışmalarına ara vererek 2000 senesi içerisinde Antalya'ya yerleşti. Antalya'daki bir çok otel, bar ve gece kulüplerinde bas gitarist ve tonemaister olarak çalıştı. İstanbul - Antalya arasında mekik dokuyan Süha, halen Antalya'da müzik yaşantısına bas gitarist, tonemaister ve aranjör (S&S Music Production) olarak devam etmekte, aynı zamanda merkezi İstanbul'da olan SG Music Productions bünyesinde supervisor görevini sürdürmektedir.
 
Tüm arkadaşlara selamlar

Ad-Soyad: Cem Tuncer

27 Temmuz 1978 yılında Almanya'da premature olarak doğdum :D (1,750 gr)

İstanbul'da başlayan okul maceralarım Edirne' ilhami Ertem lisesinde bitmek uzereyken birden kendimi tekrar İstanbul'da buldum kaldığım yerden Küçükçekmece lisesinden devam ederken bir arada iş hayatına atıldım aynı zamanda Zuhal Müzik'de çalışmaya başladım.

Fakat askerlik çagı geldiği için, beni soluksuz askere aldılar :D 1997 yılında gidip uzun ve kasvetli bir askerlik doneminden sonra 1999 Kasım ayında terhis olup Ankara'ya aile büyüklerimizin ziyaretindeyken birden o hayatımı değiştiren telefon konuşmasını gerçekleştirdim..

-Cem Ankara'da şube açtık git bak..
(Şuanda halen hazırda Ankara Zuhal Müzik mağazasının yöneticiliğini yapıyorum..)

Ankaraya yerleşip bende bir enstruman ile haşirneşir olayım dedim ve bass gitara karar kıldım :)
(müzikle daha erken tanışmayı çok isterdim ama herşeyde bir hayır vardır)

5 yıldır bass gitarist olama yolunda ilerliyorum tirmanacagim basamaklarin nekadar cok oldugunun farkindayim..

ilk dokundugum enstruman bass gitardi ve her zaman oyle kalacagina inaniyorum
bass calmayi davulcu kuzenimin etudleriyle ogrendim biraz sikintili bir donemdi ama atlattik tabii

Bir yığın sahne (ekmek) çalışmalarından sonra pop müzikten ogrendigim incelikler sayesinde(kanlı takip-ton neydi abi) bu işi bayağı pratiğe döktüm:D
Ankara'da hemen hemen çalmadığım mekan kalmadı... :?

Çesitli zamanlarda Tuna Otenele eslik etmeye calistım,Melih Görgün'ün konserlerinde yetisebildigim kadarina eslik ediyorum, Grup İstasyon'un Kacak Yolcu albumunde caldim ve Tanju Erenin su sıralar piyasayada cıkmış olan albumunde cesitli sanatcilarin seslendirdigi 3 çalışmasına eşlik ettim su anda pıyasaya hazırlanmakta olan bir albumun calısmalarinda yer alıyorum. Arada bir İstanbul macerası(her hafta sonu genel olarak) yapıyorum buradan gelen işlere elimden geldiğince eşlik ediyorum:)

Ayrıca Müziktek'e teşekkür ederim burası sayesınde özellikle İlter abinin sayesinde nasıl kayıt yapabilecegimi öğrendim :) ve burada tanıştığım arkadaşlarımla çok güzel fikirler paylaşıyoruz

Okuyan yada okumak için vakit ayıran her kişi ve kişilere teşekkür ederim :D
 
merabalaaar..

Burç Tuncer

1 nisan 1985 doğumluyum.. amatörce gitar çalmanın yanında ciddi olarak müzik hayatına adım atmam 5-6 sene kadar davul çaldığım bir grunge grubuyla oldu.. davul enstrumanından bıkmamla yeniden gitara döndüm, ilgimi deneysel işlere yoğunlaştırdım.. senelerce yaptığım deneyler sağolsun sound, miksaj, kayıt, bir parça da ses fiziği hakkında bilgi elde ettim.. ayrıca 8-bit müziğe gönül vermiş bir insanım.. Gameboy ve Commodore 64 alemlerinde bir tracker'ım.. halen "kafabindünya" ( http://www.myspace.com/kafabindunya ) isimli enstrumantal müzik yapan post-rock grubunda gitaristim ve bütün şarkıları yazıyorum.. ayrıca "boorch" ( http://www.myspace.com/boorch8bit ) adı altında gameboy ile yaptığım şarkıları yayınlıyorum.. Ayrıca Replikas'tan Orçun'la bir noise projem ve alakasız da bir Tea Party Tribute Band projem var ama bunlar pek aktif değil şu sıralar ne yazıkki..

bir de mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi güzel sanatlar fakültesi tekstil ve moda tasarımı bölümü'nde okumaktayım, ama bölümümden nefret ediyorum tabiiki ahah..
 
Herkese Merhaba,

Bende forumun, genele bakarak, ihtiyarlarındanım. 1970'lerden İstanbul üretimiyim. Seri no'mu fenderin sitesinden takip edebilirsiniz. :)....

Liseyi Tarabya'da okuduktan sonra ABD'ye göç ettim. 1998 senesinde birtakım özel mevzulardan dolayı tatile geldiğim canım memleketimden geriye dönemedim hala burdayım.....hatta bi baktım evlenmişim bile....
Neyse, Müzik ile kaç yaşında haşır neşir oldum hatırlamıyorum ama muzik benim için "Kool and the Gang" ve "Slade"ile başladı. Uzun süre dinleyici olarak kaldım daha sonra Izi Eli'den bir süre gitar dersi aldım, taki birgün İzi kapıyı açıp bana "sen kimdin yahu" deyince yakadar, orda ipleri kopartmak durumunda kaldım tabii. Uzun lafın kısası ben gitarı daha çok kendim öğrendim. ABD'de amatör olarak sağda solda küçük coffe Shoplarda haftasonları backing guitar çaldım. Sonra tabii insan ekmek derdine düşünce Uluslararası İşletme okuyup bitirdim. 7 sene yurtdışında kalmış olmam ve bu zaman zarfında sadece 3 defa memleketime gelmek fırsatı bulduğum için kesin dönüşten sonra 1 sene kendime gelemedim, bu zaman zarfında da gitar işlerinden uzak kaldım. En son 2 sene evvel tekrar muziğe dönüş yaptım kendi çapımda. Türkiye'de kimse ile müzik deneyimim olmadı, ancak yurtdışında epey bir süre anlattığım gibi sağda solda Gitarcılık yaptım. Artık bu yaştan sonra da sağda solda stüdyolarda harcayacak zamanım kalmadığı için sadece evimde kendi başıma takılıyorum. Yaklaşık 2 senedir IT sektöründe kendi firmamı kurdum, işimde gücümdeyin yani. Ama arasıra stüdyo'ya girip Jam Session yapmayada sıcak bakıyor olabilirm yani...:) İnsanın kanına muzik mikrobu girdimmi çıkmıyor.
Müziktek'te olmaktan çok memnunum, buradaki herkese sevgilerimi yolluyorum.

Teşekkür ederim.
 
herkese merhabalar,

19-03-1978 yýlýnda istanbul fatihde dünyaya geldim, ilkokulda babamýn çok sýk ev deðiþtirmesi nedeni ile 4 okul deðiþtirdim, daha sonra allah'dan
orta okulu ve lisye ayný okullarda tamamladým.

ilkokuldayken konservatuar sýnavlarýna katýlýp kazanmama raðmen, özel sebeplerden dolayý gidemedim, ama derslerle ve kendi gayretlerimle lise bitene kadar piano ve davul çaldým.

liseden sonra müjdat gezen e girip 2 sene okudum, daha sonra burasý beni kesmez diyerekten yýldýz teknik üniversitesi kompozisyon bölümünü kazandým.

lise zamanlarýmdan beri birçok tiyatro müziði besteledim, ona buna demo yaptým derken baktým ki bu iþ bana göre, üniversiteye girdikten hemen sonra Melodici.Net adlý þirketimi kurdum. yaklaþýk 5-6 senedir, demo, reklam müziði, mobil müzik vs... yapmaktayým...

15 temmuzda 2006 da evleniyorum,

saygýlar

Orhan Enes Kuzu
 
BerkayK' Alıntı:
Müziktek gururla sunar:

Aktivite Canavarı Ayşe Abla :D

İlahi Berkay, sabah sabah beni kahkaya boğdun.... ama haklısın nerdeyse kapı gıcırdasa oynar lafını benim için kapı aralansa hemen dalara çevireceğiz yakında....
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst