[Eski] Vokalist Başlığı

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Esasýnda ilaç adý vermesek daha doðru olurdu sanýrým. Kullanýp tahtalý köyü boylayan olur...vs :D
O ismini belirttiðin ilacý kullanmýþtým, tedavi amaçlý deðil bu ilaçlar, sadece vücudunda ortaya çýkan reaksiyonlarý hafifletiyor alerjiye karþý.
Burnun akmýyor...vs gibi



Yeni bir kaç þey yazayým, unutmuþum bunlarý;
Ekinazya,yeþil çay ve meyan kökü çayý...
Birde arada bir , zevk için bepanthene pastil kullanýn,tavsiye ederim.
Zararlý olmayan, bitkisel þeyler bunlar.
Herhangi bir aktardan veya süpermarketlerden bulabilirsiniz(ben "doðadan" marka olanlarý alýyorum.)

Ekinazya : baðýþýklýk güçlendirici etkisi olan bu bitki özellikle kýþ aylarýnda gripal enfeksiyonlardan, soðuk algýnlýðý ve nezleden korunmak için sýk kullanýlýr. (demiþ ekþi'den yazar dost "singing in the rain")

Yeþil Çay'ý zaten yazmýyorum bile. Herkes biliyordur.

Meyan Kökü'de ses kýsýklýðýna...vs iyi geliyor.

Deneyin beðenirseniz ve bir fark hissederseniz içerseniz, çay neticede. :p
Ýyi demler,demlemeler,demlenmeler.
 
Kimse bahsetmemiş bir de Vocalzone diye bir pastil mevcut. Her eczanede bulunmuyor zaten fiyatı da 22 YTL civarında. İsminden de anlaşılacağı üzere ses telleri üzerinde etkili. Genelde sanatçıların sesleri yorulduğunda kullandıklarını duymuştum. Aynı zamanda sigara ve alkolun zararlı etkilerini de hafifletiyor. Tek kötü yanı tadının iğrenç olması.
 
Queen' Alıntı:
Kimse bahsetmemiþ bir de Vocalzone diye bir pastil mevcut. Her eczanede bulunmuyor zaten fiyatý da 22 YTL civarýnda.

Rica etsem; biliyorsan yazar mýsýn buraya nerelerde bulunabileceðini ? Ýnternette görmüþtüm bunu ama Türkiye'de olduðunu bilmiyordum.
 
merhaba,
zaten doğru olup olmadığından emin olmadığım için teredütlü yazmıştım ama "alp eren" in dediği gibi hafifletici ve kendisi de hafif bir ilaç.. neyse..:)

bu arada,ekinezya ile ilgili ben de çok olumlu şeyler duymuştum ta ki prof. dr mehmet öz'ün kitabında "ekinezyanın öyle bilindiği gibi bir etkisi yoktur" cümlesini okuyana kadar :)
 
Alp_Eren' Alıntı:
Queen' Alıntı:
Kimse bahsetmemiş bir de Vocalzone diye bir pastil mevcut. Her eczanede bulunmuyor zaten fiyatı da 22 YTL civarında.

Rica etsem; biliyorsan yazar mısın buraya nerelerde bulunabileceğini ? İnternette görmüştüm bunu ama Türkiye'de olduğunu bilmiyordum.

Taksim meydandaki büfelerin karşısındaki eczaneden almıştım ama nişantaşında amerikan hastanesinin ordaki eczanelerde de varmış duyduğum kadarıyla.
 
Teþekkürler Queen...
Satýn alýp etkilerini gözlemliyeceðim.

Bu arada kýþ geliyor, soðuk algýnlýðý olduðu zaman burun için steimar okyanus suyu tavsiye ederim.
Ýlaç deðil bu, ama acaip rahatlatýyor.
15 lira bayýlmak istemeyen evde sýcak su+tuz karýþýmýný da deneyebilir.
Burnum týkalý bu aralar, aklýma geldi. :)
 
Arkadaşlar yeni üye oldum umarım doru başlığa yazıyorumdur...digitech Vx400 vokal processorüm var ve bu aralar mikrofon almayı düşünüyorum rode s1,m-audio aries ve shure sm58 arasında kaldım.(ama gönlüm rode'dan yana biçok yerde neumann kms 105 ile karşılaştırmışlar) İlk ikisi conden. olduğu için tereddütlüyüm biraz, hangisini almamı tavsiye edersiniz yani processorle birlikte kullandığımda sahnede en iyi verimi hangi mikrofondan alabilirim ???
teşekkürler....
 
Burak' Alıntı:
Sahne icin SM 58 bence en guzeli, cunku cok saglam bir mikrofon.
Yillardir kullaniyorum ve cok memnunum :)
teşekkürler...

Bir sorum daha olacak bu sene yıldız teknik ve bilgi üniversitesinin müzik bölümleri ve bunun dışında devlet konservatuarlarının opera ve şan bölümlerine hazırlanmak istiyorum(okulumu dondurdum bu uğurda) yapmam gereken ön hazırlıklar nelerdir,ayrıca izmirde oturuyorum ders alma konusunda(şan vs.) önerebileceğiniz isimler varmı???
teşekkürler...
 
Alakasız bir başlık altına yazdım geçen gün. Sonradan bu başlığı keşfettim, buraya daha faydalı olacağını düşündüğüm için buraya copy-paste yapıyorum:

Hazır bu "hocasız, cdli kitaplı şan egzersizleri" konusu açılmışken, elime geçen ve inceleme fırsayı bulduğum malzeme hakkında yorum yapayım:

- Forumdaki Kip Winger'in kendi hocasının kayıtları:
Vasat düzeyde. Adamın vokali iyidir hoştur, ama kendi hocasıyla yaptığı kayıtlar 3. şahıslar için bence çok bir şey vermiyor.

- Seth Riggs'in kitaplı ve 2 cd'li Singing for the Stars şan seti:
Şu ana kadar gördüklerim arasında temeli en güzel ve pedagojik anlamda en tumturaklı biçimde veren malzeme. Yeni başlayanlar için tavsiye edebilirim.

- Brett Manning'in 12 CD + 1 DVD + kitapçık'lı Singing Success seti:
Temel şeyleri oturtmak için ideal. DVD'si elime geçmedi. O yüzden eksik malzeme üzerinden yorum yapıyorum. Ama bildiğim kadarıyla DVD'de duruş ve nefes teknikleriyle ilgili temel bilgiler var. Temeli olanlar için çok da vakit harcamaya değmeyeceğini düşünüyorum. Seth Riggs'te bulabileceğinizin fazlası yok. Zaten bence adam, Seth Riggs'in anlatım biçimini ve malzemesini araklayıp, parlatıp cilalayıp yeniden sunmuş. Ona ek olarak, tarzlara göre söyleme teknikleri falan var. Ama bana çoğu boş geldi. Onlara çalışmaktansa, söylemek istediğiniz müzik tarzlarını biraz dinleseniz, daha faydası olur.

- Mellissa Cross'un DVD + CD'li The Zen of Screaming seti:
Temel bilgileri, en beyinsiz amerikalının anlayabileceği şekilde gayet güzel veriyor. Üzerine kendisinin "heat&fire" diye adlandırdığı rock-metal temelli müzikte kullanılan kirli vokal tekniğini gösteriyor. Onları denemedim, etkinliği hakkında yorum yapmiycam. Ama genel olarak, iki buçuk saatlik dvd'nin %40'ını kaplayan gereksiz "metalci gençleri gaza getirme" konuşmalarını bir kenara koyarsak, faydalı bir eser, fiyatı da gayet makul (eBay'den $14 + yol parası $7'a getirttim).

Sonuçta; bu malzemeden önereceğim:
Yeni başlayanlar veya temelini doğru oturtmak isteyenler için önce sabırla zaman ayırıp Seth Riggs'in Singing for the Stars'ını okuyup/dinleyip, ardından üzerine rock tarzı vokal yapmak isteyenler için Mellissa Cross'un The Zen of Screaming'ini öneririm. Hem temeliniz doğru oturur, hem de üzerine rafine edilmiş pratik bilgi kazanır ve uygulamaya geçirirsiniz.

Tabi ki şunu belirtmeden geçemiycem: Bunların hepsi bir yere kadar, hiç biri sizinle özel olarak ilgilenecek iyi bir şan hocasının yerini tutamaz.
 
Vokal kaydından hemen önce ne gibi egzersiz önerirsiniz? Ben 4-5 ay kadar şan dersi almıştım, hocam evde çalışma demişti yanlış alışabilirsin ama maddi durumdan ötürü bıraktım ve gerilememek için çalışıyorum. Vokal kaydından önce bana gösterdiği eksersizleri yapıyorum piyanoda 1.5 oktava kadar majör gamlar basıp klasik la la la yapıyorum. Sonra 1-3-5 sesler şeklinde basıp la la la la... sonra pozisyonları değiştire değiştire 30 dk. ısıttıktan sonra sesimi başlıyorum kayda. Tabi piyano alıştırmalarından önce 10 dakika nefes çalışması yapıyorum, köpek gibi dilimi çıkarıp he he he lemek de dahil, böylece diyafram kasımı esnetmiş oluyorum :D


İzlediğim yol ne derece doğrudur? Kayda nasıl hazırlanılabilir başka?
 
Burada bahsi geçen hazır programları deneyebilirsin, onun dışında hoca yönlendirmesi olmadan kendi kendine egzersiz türetme/yapma. Ufak detayları yanlış yapıp, farketmeyip öyle oturtabilirsin.
 
Bu başlık uzun zamandır çok sessiz kalmış ya!

Eee önerisi olan yok mu? Profesyonel (maksat demo ya da albüm ) vokal kaydına geçmeden önce ne gibi egzersizler önerirsiniz?
 
aristo' Alıntı:
Vokal kaydından hemen önce ne gibi egzersiz önerirsiniz? Ben 4-5 ay kadar şan dersi almıştım, hocam evde çalışma demişti yanlış alışabilirsin ama maddi durumdan ötürü bıraktım ve gerilememek için çalışıyorum. Vokal kaydından önce bana gösterdiği eksersizleri yapıyorum piyanoda 1.5 oktava kadar majör gamlar basıp klasik la la la yapıyorum. Sonra 1-3-5 sesler şeklinde basıp la la la la... sonra pozisyonları değiştire değiştire 30 dk. ısıttıktan sonra sesimi başlıyorum kayda. Tabi piyano alıştırmalarından önce 10 dakika nefes çalışması yapıyorum, köpek gibi dilimi çıkarıp he he he lemek de dahil, böylece diyafram kasımı esnetmiş oluyorum :D


İzlediğim yol ne derece doğrudur? Kayda nasıl hazırlanılabilir başka?

Ben şimdi bir şey diyeceğim ama yanlış anlaşılmaktan korkuyorum :D . Ses için olmasa da nefes açmak için en güzel egzersiz 15 barfiks. Ciddiyim bu konuda yükleme sporları yaparken ister istemez diyaframınıza yükleniyorsunuz. Bu da nefesinizi anormal derecede ısıtıyor. Bir idman sonrası, programa gitmiştim o zaman tecrübe etmiştim bunu.

Şimdi spor yapmadığım günler şarkı söyleyeceksem mutlaka barfiks çekerim, belki de sadece psikolojik etkisi vardır ama bir etki yaptığı kesin bana :D

Tabi piyano başında şan egzersizleri yapmak şart orası su götürmez bir gerçek.
 
Günde 2 pakete yakın sigara içen,alkolü çok seven,sahnede de tüketen,ısınmayı sadece performansa başlarken belli bir kaç kolay şarkıyla yapan,uyku düzeni olmayan,psikolojik olarak baskı altında yaşayan ve 10 küsür yıldır şarkı söyleyen bir vokalistim :D
(kötü örnek olmak istemiyorum 5 yıl sonra yine aynı şekilde şarkı söyleyebileceğimin bir garantisi bulunmuyor bu şartlarda.belirteyim)

Anatomik olarak olarak herkesin, gırtlak, nefes borusu, ses teli vs. gibi konularda birbirinden ayrıldığını (parmak izi gibi) ve bu işlerde genel geçer kurallar bulunmadığını düşünüyorum. [opera hariç]
[Tabiki diyafram tekniği ve gırtlağa çok yüklenme ile ilgili eğitim konuları da hariç...]

Yukarda da belirtimiş fakat çok şarkı söylemenin vokalist için en önemli egzersiz olduğunu,taklit etmenin işin alfabesi olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca bir vokalist kesinlikle güven ve cesaret sahibi de olmalı. Zor da olsa
kafasındaki ya da hayalindeki şeyleri (ses,nota,nağme) yapmak için biraz zorlamalı...
Kendinize azda olsa yüklenmezseniz, sınırlarınızın ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmazsınız...
Çok taklit çok teknik demektir,seçenek demektir.Kötü (ya da iyi) bir taklit olarak kalmamakta vokalistin kendi elinde olan bir durum.Çalışarak üreterek ve kendini keşfederek sesinin kişiliğini oturtur.

Erkek vokalistlerin kadınların söylediği şarkıları aynı gırtlak hareketleri ve duyguyla söylemeye çalışması da duygu anlamında onlara daha çok seçenek kazandıracaktır.(kendim çalışıyorum bu aralar bu konuya)
Aynı şekilde kızlarda da geçerlidir sanıyorum.Kız olmadığım için bilemeyeceğim :D

Not: Alkol ve vokalist ikilisi hakkında da kendi üzerimden bir kaç ibret verici örnek verebilirim isteyen olursa :wink:
 
airbender' Alıntı:
Günde 2 pakete yakın sigara içen,alkolü çok seven,sahnede de tüketen,ısınmayı sadece performansa başlarken belli bir kaç kolay şarkıyla yapan,uyku düzeni olmayan,psikolojik olarak baskı altında yaşayan ve 10 küsür yıldır şarkı söyleyen bir vokalistim :D
(kötü örnek olmak istemiyorum 5 yıl sonra yine aynı şekilde şarkı söyleyebileceğimin bir garantisi bulunmuyor bu şartlarda.belirteyim)

Anatomik olarak olarak herkesin, gırtlak, nefes borusu, ses teli vs. gibi konularda birbirinden ayrıldığını (parmak izi gibi) ve bu işlerde genel geçer kurallar bulunmadığını düşünüyorum. [opera hariç]
[Tabiki diyafram tekniği ve gırtlağa çok yüklenme ile ilgili eğitim konuları da hariç...]


airbender'ın bu yazdıklarını okuyunca aklıma Opera Sanatçısı bir dostum'un Chris Cornell için söylediği sözler aklıma geldi. "You Know My Name" 'in canlı performansında Adamın sesi iyice boşalmış şekilde çıkıyordu. Neredeyse sadece hava sesi geliyordu. Arkadaşımın yorumu aynen şöyle oldu;

" -abi kim ne derse desin benim bu adama saygım sonsuz. Belki 3 yıl sonra adamdan hiç ses çıkmayacak ama sonuçta bir stilin sahibi ve kendine bir yol çizebilmiş bir insan."

Konservatif bir eğitim almış birisinden böyle yapıcı yorum duymak beni çok şaşırtmıştı. Kendi açımdan dediklerinde %100 haklıydı. Yıllar önce konulmuş kurallara bağlı kalarak, İçinizden geldiği gibi şarkı söyleyemedikten sonra 30 yıl söyleseniz ne yazar, 40 yıl söyleseniz ne yazar.
 
Konservatif bir eğitim almış birisinden böyle yapıcı yorum duymak beni çok şaşırtmıştı. Kendi açımdan dediklerinde %100 haklıydı. Yıllar önce konulmuş kurallara bağlı kalarak, İçinizden geldiği gibi şarkı söyleyemedikten sonra 30 yıl söyleseniz ne yazar, 40 yıl söyleseniz ne yazar.

Kesinlikle katılıyorum bu dediklerine Lightsaber...
Bu iş ruhla alakalı bir iş. Akılla, hesapla yapılan solistlik bir yere kadar. İçinde hissettiğin ya da seni dürtükleyen, belki senden absürt şeyler yapmanı isteyen seslere kulak vermek, en azından bir şans vermek gerek... Bazıları duyamaz/hissedemez belki bunları ama hepimizin içinde var bunlar :) . Ben bu işe ''kut'' diyorum. Doğadan almışız bunu. Hepimizin içinde faklı işlere yönelik yapabiliteler var ...

Ek olarak önemli bir konudan bir gözlem aktarayım:
Çevremde ve nette bazı vokalist arkadaşlar ilginç ve önemli bir hataya düşüyorlar bence. Yukarda benim de bahsetmiş olduğum taklit mevzusunu fazla zorlayanlar var. Şarkı söylemeye başladığından beri sırf taklit işleri yüzünden kendi ses tonunu ve rengini bilmeyen, kendi sesine şans tanımamış arkadaşlar var.
Bu çok yanlış bir durum. Tamam taklit yapalım ama öğrenmek için yapalım takliti, teknik için yapalım. Başka birinin ses tonunu ve rengini taklit etmeye çalışmak hem zararlıdır, hemde belki daha iyi bir sese sahip kişiyi sınrılayıcı ve kötü bir taklit olarak (eninde sonunda) görülmesinden dolayı kariyerini baltalayıcıdır...
Çalışırken tek bir vokaliste de bağlı kalmamalıyız...
İlk şansı kendi sesimize vermeliyiz. Belki taklit ettiğimiz şarkıcıdan daha iyidir kendi sesimiz...

Sevgiler.
 
Sanırım bu başlık pek ilgi görmüyor fakat ben yinede yazayım...

Geçen gün acısını tekrardan içimde hissettiğim bir konuyu paylaşmak ve naçizane birkaç laf etmek istiyorum.

Maziye dönüyoruz..Yıl 90'ların ortaları, ben ise liseyi yeni bitirmiş ve hayatını şarkıcı olarak yaşamaya karar vermiş biriyim. Kararım kesin. İçim içime sığmıyor, ne fırsat bulsam saldırıyorum şarkı sölylemek adına. Aile desteği yok, etrafta yardımcı olabilecek insan sayısı yok denecek kadar az ve müzik konusunda süper cahilim.. Kendimce düzgün şeyler dinlediğimi düşündüğüm zamanlar( ki hala öyle düşünüyorum).Elvis, Bonjovi(artık değil) ve Queen idollerim... Kısaca Rock'n Roll ateşi var içimde :)

Piyasa olarak tabir ettiğimiz yere dalmak ve birşeyler öğrenebileceğim kişilerle tanışmak istiyorum. Daha önceden lise de yaşadığım bir kaç ufak şarkıcılık deneyimi sayesinde kendime yer ediniyorum ve iğrenç bir şekilde de olsa bir yerlerde çalıp söylemeye başlıyorum.. Ama içerdeki ateş farklı öyle Anadolu Rock (o zamanlar Anadolu Rock moda ve altın çağında) filan söylemek değil hedefim gerçek rock'ın sırlarını öğrenmek. (Pick of Destiny :D ) Karşıma çıkan ve benden iyi olan müzisyenlere saldır allah saldır..

Neyse gün olup devran dönüyor ben gerçek rockerlarla takılmaya ve onlarla gruplar kurmaya başlıyorum.Provalar yapılıyor, repertuarlar hazırlanıyor, it gibi çalışıyorum ama bir problem var. Şarkılar çok dik!

Grup arkadaşlarım benden, Europe, MSG, Rainbow gibi grupların şarkılarını onlarla aynı tondan söylememi bekliyor ve ben ne kadar denersem deneyeyim bir türlü olmuyor..Gidip ''Abi bir ton, birbuçuk ton transpoze edemez miyiz?'' diye soruyorum. Suratlar eğiliyor ve şarkıların bu tonlardan tınladığını, değişemeyeceğini söylüyorlar!!! Hırslanıp ,sinirlenip tekar çalışmaya başlıyorum ( çooook kısıtlı blgilerle) fakat birtürlü olmuyor ve acı çekiyorum, boğazım tahriş oluyor ve korkmaya başlıyorum.

Sonuçta moralsiz bir şekilde proje sonlandırılıyor..Başka bir repertuar edinip tekrardan yeni bir proje için birşeyler yapmaya çalışıyorum ve şöyle bir soru ile karşılaşıyorum...

X Şahıs: Neden bilmemne şarkılarını çalmıyoruz?
Ben : Abi o şarkılar çok dik, her gece her gece barda çok zor olur ama transpoze edersek sorun olmaz.

Diyorum ve yine eğilen bir surat gördüğüm için moralim ''0'' ın altına düşüyor.Karşıdaki de bende işten soğuyoruz!.Bu durumlar da bir süre daha aynı şekilde devam ediyor ve ben artık vaz geçiyorum. Para için çalışmak zorunda olduğumdan ve hevesim kursağımda bırakıldığından (!) ''ne ararsan var abi'' şeklinde bir pop şarkıcısına dönüşüyorum...

Sonuç boşa geçmiş (tahmini) 3 yıl... NE büyük bir kayıp!

Arkadaşlar, şarkı transpoze edilmez diye bir kural yok! Şarkılar aynı çalınmalıdır pozisyona sağdık kalınmalıdır diye bir kuralda yok! Varsın farklı çalınsın, kulağınıza güzel geliyorsa sorun yok, hem daha yaratıcı bir durum coverlar'ın farklı çalınması ! Hangimiz Dio'yuz ya da Hangimiz Kiske'yiz... Kaldıki Dio müziğe ilk başladığında da böyle canavar gibi mi söylüyordu ya da Jorn! Elbette ki hayır. Vokalist dediğin şey yavaş yavaş yetişiyor. Şimdi hoplata hoplata söylüyorum eskiden yanına yaklaşamadığım şarkıları... Ama beni işten soğutmuş ve zaman kaybettirmiş bu yaklaşımları (ezbercilik ve zora gelememek) hatırladıkça içim bir tuhaf oluyor. :(

Sevgiler.
 
Geri
Üst