[Eski] Mukemmel iki Ani-Belgesel ! (canim TR den)

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

berk

Yeni üye
GUNES YOLU

yapýmcý
Uður Erbaþ
yönetmen
Uður Erbaþ
Senaryo
Appianus'dan


Indirmek icin Tiklayin

DUNYANIN KAPILARI
yapýmcý
Uður Erbaþ
yönetmen
Uður Erbaþ
Senaryo
Herodot Tarihi'nden

Indirmek icin Tiklayin

oha yani bu kadar guzel yapilmaz :shock: Gercekten inanilmaz, tebrikler Ugur Erbas
 
Berk,

yapimci Ugur Erbas da, animasyonlar hangi firma? Simdi bu animasyonlar Türkiye' de yapilmissa helal.

Bu arada Günes Yolu' nu da Rutkay Aziz seslendirmis.
 
Selam Kerem
animasyonlari kendi yapmis abi, tek tabanca

Ugur Erbas:

1977 Ankara'da doðdu.
1999 Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nden mezun oldu.
2001 Ayný bölümde Araþtýrma Görevlisi olarak göreve baþladý.
2002 "Dünyanýn Kapýlarý" adlý filmi ile 39. Antalya Altýn Portakal 8. Uluslararasý Kýsa film Yarýþmasý "En iyi Animasyon" ödülünü aldý.
2004 "Güneþ Yolu" adlý filmi ile Columbia-Tristar Ulusal Kýsa Film Yarýþmasý "En iyi Animasyon" ödülünü aldý.
2005 Þu an serbest çalýþmaktadýr.
 
Hadi ya!

Gercekten helal olsun. Harika is cikarmis. Ya bizim gecmisimizde ne hikayeler var. Ne cizgi filmler, ne filmler yapilir aslinda. Cok da yetenekli adam var. Yazik.
 
İki filmide izledim ağzım açık kaldı.

Filmler neredeyse(!) produksiyon kaltesinde olmuş ve eğer bu prodüksiyonun görsel materyalini tek bir kişi hazırladıysa, bu kişi dahi olmalı. Böyle aykırı yetenekleri olan bir kişi nasıl olurda dünyanın sayılı prodüksiyon şirketlerinde çalışmaz, hadi dünya keşfedemedi, imaj, sinefekt, compugraf gibi türk şirketleri bu yeteneği nasıl göremez?

Bugüne kadar, Türkiyede ve dünyada (!) onlarca kişilik ekiplerle yapılmış prodüksiyonların, kat kat üzerinde bir iş bu, bu arkadaşımız, yanlışlıkla(!) cgtalk.com gibi "computer graphics" profesyonellerinin sitelerinde adı duyulursa(!) dünyanın 1 numaralı şahsiyeti olur! Kimse paylaşamaz. 3d nin her alanında hem teknik hem artistik yetenek, ve bunun üstüne sinematigin her alaninda hem teknik hemde artistik yetenek, neredeyse hiç bir falsosu olmayan sahneler.

"Ne uzak ülkeleri işgal ettiler,
ne de yakıp yıktılar,
hiçbir zaman utanç verici(!) kazanç istekleri olmadı,
tek istekleri
atalarından kalan bu topraklarda barış içinde yaşamaktı. "

gibi güzel cümleler için bu topraklardan böyle aykırı 1 yetenek çıkıyorda, islam medeniyetinin propagandası için onlarca tanınmış(!) kişi bir araya gelip bu prodüksiyon kalitesine çıkamıyor(!)

islami sermayeyi dürtelimde birazda o ortaya çıkarsın böyle gizli yetenekler, rutkay aziz de seslendirir artık!

Bu arada anlatılan hikayeler gerçekten çok iyi.
 
Uğur abi iyidir. :) Yakından tanımasam da, bildiğim haliyle süper bir insan.

Güneş yolu hatırladığım kadarıyla onun tezinin uygulamasıydı. Kendi başına yaptı. Zaten öyle bir şey Türkiye' de,(ne yazık ki) vizyonsuz insanların işlerine endeklenmiş olan firmalardan çıkamaz.
 
Hocam pahalı olduğu herhalinden belli olan bir prodüksiyon bu. Profesyonel bir ekip gerekir bunu yapabilmek için. İzahı olmayan bir iş bu, ve ne yazık ki anti-islam propagandası yapıyor.
 
Sevindirici bir haber,
Eylul ayinda, yukaridaki iki belgeselde Kanada daki Turk Tv sinde ve international yayin yapan Omni1 ve 2 de yayina giricektir..(North America)

Ugur a yardim edebilmekten cok mutluyum, umarim bunlarin sayisi gun gectikce artar.
 
Ben her iki animasyonda da anti-islam propagandası filan göremedim. Öncelikle olay islam'dan önce geçiyor, ikincisi hikâyede anlatılanlar doğru. Likya gerçekten öyle bağımsız kendi halinde bir şehir devletiymiş o zamanlar, ve Romalıların işgaline karşı durmuşlar. Artık dayanamayınca (benim bildiğim kadarıyla) kendilerini surlardan aşağı atmaya filan başlamışlar, o derece özgürlüklerine tutkun cesur bir toplum. Sonuçta bunun hikâyesini anlatmanın anti-islamlıkla alakası ne bilemiyorum. Sonuçta tarih Hz Muhammed'le başlamadı ki? İslam teolojisine göre Hz Muhammed peygamberliğini ilan etmeden bir gün önce hristiyan olarak ölmüş olanlar hak üzere ölmüşlerdir. Aynı şekilde Hz İsa peygamberliğini ilan etmeden bir gün önce Musevi olarak ölenler hak üzere ölmüşlerdir. İslam bunu öyle görür. Ayrıca İslam teolojisinde, kitapta 25 Nebi ve 3 Veli ismi geçmekle beraber 300'ün üzerinde Nebi ve 300,000 dolayında Veli gönderilmiş olmasından bahsedilir. Bunca özel insanın gönderildiği medeniyetlerden bazıları da onlar olabilir. Dolayısı ile bugün M.Ö. 500 yıllarının hikâyesini anlatmanın anti-islam propagandasıyla bir bağını göremiyorum.

Sonuçta şu an üzerinde yaşadığımız toprakların bir hikâyesi bu, Likya denen şehir eğer yanlış hatırlamıyorsam bugünkü Dalyan/Fethiye civarlarında bir yerde imiş. Sonuçta bu toprakların hikâyesini biz anlatmayacağız da Yunanlılar Amerikalılar mı anlatacak? Unutmayın ki Doğu Roma İmparatorluğu bizim medeniyetimizin bir parçasıdır, biz onların üzerindeyiz. 1453'te Doğu Roma'yı, 1481'de de Pontus Roma'yı yendik, kendi medeniyetimize kattık. Onların hikayesini de eğer birisi anlatacaksa bu bizim işimiz olmalı, başkasının değil. Bu kadar basit.

Animasyonlar başarılı, ancak okuyan Rutkay Aziz de olsa diksiyonlar çok ölü, hiç beğenmiyorum. Genelde Türkiye'deki dublaj sanatçılarının tarzlarını beğenmiyorum. Adamların konuştukları Türkçeyi anlayamıyorum nedense. Oysa entonasyonlar daha canlı olabilir, daha konuşma havası verilebilir diye düşünüyorum.

Özetle, bence bu aslında güzel bir seri olabilir, "sequel" muhabbeti. Ta Hititlerden alınır, Anadolu'da Hristiyanlık dönemi, sonra İslam hakimiyeti ve bugüne kadarki tarih bir seri yapılabilir.

Yapanları tebrik ederim.
 
Hocam pahalı olduğu herhalinden belli olan bir prodüksiyon bu. Profesyonel bir ekip gerekir bunu yapabilmek için. İzahı olmayan bir iş bu...

Filmlerin sonunda kimin ne yaptığı yazıyor. :lol: Söylediklerini iltifat olarak iletirim kendisini görürsem.

(bu arada tez için yaptığı güneş yolu değil diğer filmdi sanırım)
 
m.RAZ' Alıntı:
Ýzahý olmayan bir iþ bu, ve ne yazýk ki anti-islam propagandasý yapýyor.

Siz bana gonderin boyle calismalarinizi ben burda her yerde yayinlatirim, TR ye ve boyle kisilere fazla, asiyor, allak bulak oluyor kendilerinden geciyorlar olayi kavrayamiyorlar, tipik ornegi.
Burada guzel guzel seyredilir, festivallere gonderilir, network saglanir, yapanda yorulmaz, seyreden de.

Mahcem' Alıntı:
Animasyonlar baþarýlý, ancak okuyan Rutkay Aziz de olsa diksiyonlar çok ölü, hiç beðenmiyorum. Genelde Türkiye'deki dublaj sanatçýlarýnýn tarzlarýný beðenmiyorum. Adamlarýn konuþtuklarý Türkçeyi anlayamýyorum nedense. Oysa entonasyonlar daha canlý olabilir, daha konuþma havasý verilebilir diye düþünüyorum.

bu daha cok, sessionlari yoneten producer ve yonetmenle ilgili bir konu, orda dialog koc gibi narrator i yonlendirirler ADR enginnerrin goruslerini alarak. bunlarin ikisi yoksa, session i yoneten ses muhendisinin gorevidir.
tamamem adami psikoloji ye sokmak baska birsey degil.
 
Abi fitik olucam ya seyredemiyorum. WMP denen illetten nefret ediyorum bir MAC kullanicisi olarak. Habire buffering diyo kaliyo, DSL olmasina ragmen. Keske format secenegi olsaydi.
 
Batı dünyasında yapılan anti-islam propagandasıyla, müslüman mahallesinde yapılan anti-islam propagandası arasında doğal olarak siklet farkı olacak. Ancak Buna rağmen bence çok ağır bir propaganda var.

Konunun İslam ile ilişkisi:
(Güneş Yolu 09:50)

9 uncu yüzyılda arap istilasından sonra (likya) 1000 yıl boyunca unutuldu.

Arapların anadoluyu "istilası" medeniyetsiz kafirlere hem Hak dini hemde medeniyeti götürme amaçlıdır İslam medeniyeti bunu böyle savunur (Türklerde anadoluyu "istila" ederken bunu savunurdu.) "uzak ülkeleri işgal edip yakıp yıkmak, ve ganimet toplayıp utanç verici kazanç istekleri içinde bulunmak" gibi tanımlama tamamen batı medeniyetinin bakış açısıdır, oryantalist bir bakış açısıdır. Çünkü hiç bir zaman Büyük İskender içinde aynı tanımlama yapılmaz, ironik bir biçimde onlarda doğudaki barbarlara medeniyet götüren bir kahraman olarak görürler. Helen medeniyetine kimse toz kondurmaz.

Film müslüman mahallesinde gösterileceği için, oryantalist bakışın bir kısmı Roma` nın üstüne giydirilmiş. Fakat sizinde dikkat ettiğiniz gibi Roma bu tarihsel yargılamada anında aklanıyor (ve benim beynimin şüphe merkezleri de burada daha aktif çalışıyor.),

"O günden sonra arna bir roma kenti oldu. Şehir yeniden yapılandırıldı ve yaralar sarıldı."

Ama İslam Medeniyetinin kafası, bu yargılamada koparılıyor:

"İstiladan sonra Roma, yaraları sarıp, şehri yeniden yapılandırırken, İslam medeniyetinin istilasından sonra likya 1000 yıl boyunca unutuldu."

sonuç olarak şunu söylemek istiyorum.

TC vatandaşlarının %55` inin atasının antik anadolu halkları (Helen kolonileri) olduğu iddiası bugünlerde çok daha yüksek sesle dile getirilirken (ve DNA araştırmaları giderek hız kazanırken) binlerce yıl önceki olaylar bu kurguyla anlatılırsa bir düşünceye hizmet etmek zorundadır. Bana göre bu fikri anlamakta güç değil.

Anadoluyu doğunun bir parçası olarak kabul eden, ve EU da varlığına tahammül edemeyen avrupalıya "bak dostum bu topraklar batı medeniyetinin doğduğu yerlerden biridir. Bu topraklara sahip çık." mesajı veriliyor. Hemde türklere, batıya entegre olurken kendi tarihiyle çelişen batı değerlerini sindirmesi açısından onur duyacağı bir tarih yazılmış oluyor.

Savaşı kaybetmiş bir uygarlığı temsil etmek zor iş. Bu uygarlığı savunmaya devam edecek miyiz soru bu. Tartışan arkadaşlara teşekkür ederim.

Awakeone hocam haklısın, süphelerim iltilifattır. Bu filmler hiç aklımdan çıkmayacak.
 
m.RAZ' Alıntı:
"O günden sonra arna bir roma kenti oldu. Şehir yeniden yapılandırıldı ve yaralar sarıldı."

Ama İslam Medeniyetinin kafası, bu yargılamada koparılıyor:

"İstiladan sonra Roma, yaraları sarıp, şehri yeniden yapılandırırken, İslam medeniyetinin istilasından sonra likya 1000 yıl boyunca unutuldu."

Şimdi, bir şehir sömürgecilik uğruna M.Ö. 500'lü yıllarda işgal edilmiş olmasına rağmen M.S. 800'lü yıllara kadar 1500 sene daha varlığını devam ettirmişse, öyle veya böyle şehir işgalciler tarafından yeniden imar edilmiş, ekonomisi canlı tutulmuş, dolayısı ile duygusal sözlerle "yaraları sarılmış" demektir.

Buna karşılık aynı şehir bu sefer sömürge amaçlı değil de Allah kelâmını yaymak adına M.S. 800'lü yıllarda işgal edilmiş ve ondan sonra da bir daha tarihte emaresi görülmemişse demek ki Allah kelâmını yayma, "Medeniyet" götürme teşebbüsü başarısız olmuş, oradaki bütün yaşantı kılıçtan geçirilip sürülüp öldürülmüş demektir. Buna da biraz yumuşatılmış bir ifadeyle "unutuldu" diyebiliriz.

Yanlış mıyım?
 
İslam medeniyeti, anadolu halkları için bir kazanım mı, bu sorunun cevabı avrupalı için belli de bizim için durum nasıl?
 
Uğur Erbaş' ın adını hiç duymadım... Ancak çok başarılı bir kurgu ve animasyon olduğu su götürmez. Emeklerini takdir ettim gerçekten. Bu denli başarılı görsel kurguları yaratabilmeyi çok isterdim. Onca detayın arasında bir şey gözden kaçmış galiba, önemsiz bir detay ama, Dünyanın Kapıları adlı animasyondaki M.Ö 28 Mayıs 585 in ingilzcesi altyazı da verilmemiş. Hadi bu da nazarlığı olsun....

@Mahcem: Dediğin gibi iyi bir seri olur, ama serinin sonu nasıl gelir Allah bilir :)


...
ps: Rutkay Aziz' in anlaşılması ve havaya sokulması hakkında: Bence gayet iyi anlaşılıyor... ayrıca Rutkay Aziz' i bir seslendirme sırasında psikolojiye sokmaya çalışacak onu havaya sokacak kişinin Rutkay Aziz den bahsedildiğinin farkında olması gerekir. Çok önemli bir tiyatrocudur. Diyalektik ve diyafram donanımına fazlasıyla sahip bir ustadır. Bu açıklamayı da, bir çok kullanıcının anlamayabileceği bazı ingilizce terimleri burada Türkçe' lerini de açıklamadan üstünden geçen Berk ve orada bahsettiği meslek erbabı kişiler için söyledim. Ben, canlandırmış olduğu Atatürk karakterine, kendisinin hiç uymadığını düşünürüm o ayrı konudur. Ama, Güneş Yolu adındaki animasyonu da Rüştü Asyalı seslendirseymiş daha bir güzel olabilirmiş... Keza sesi bana hep 70 li yıllarda kaçırmadan sabah 11.00 ve akşam 17.00 kuşaklarında dinlediğim TRT 1 deki okul radyosu günlerini hatırlatır, duygulanırım. 8)
-----

Likyalıar çok gururlu insanlardı... takdire şayan bir son. İnsanın tüyleri kalkıyor.. Savaşın acı gerçekleri... Hepsine Allah rahmet eylesin.

Ancak...

m.RAZ..sana katılmamk elde değil.

Konu okadar güzel seçilmiş ki..biri bir eleştri yapacak olsa, sanki Likyalılar hedef alınıyor gibi algılanacak. Oysa Likyalılar burada yaşayan bir medeniyetti zaten. Çok şükür ki onları yurtlarından eden medeniyet Türkler değildi. Günümüzde bile laikliği dinsizlik olarak algılaymaya devam eden batı medeniyetleriydi.

berk demiş ki:
Siz bana gonderin boyle calismalarinizi ben burda her yerde yayinlatirim, TR ye ve boyle kisilere fazla, asiyor, allak bulak oluyor kendilerinden geciyorlar olayi kavrayamiyorlar, tipik ornegi.
Burada guzel guzel seyredilir, festivallere gonderilir, network saglanir, yapanda yorulmaz, seyreden de.


Ne de güzel kapılar açıyorsun sen bizlere öyle sağol eksik olma.

Size orda sağlanırken, olanlar burda oluyor sevgili Berk.

Bu işler TR ye fazla, aşıyor, allak bullak oluyorlar gibi hakaretleri burada yağdırmanıza sessiz kalmayacağım. Bu sebeple, size paranoya gibi gelecek olan düşüncelerimizin sebebini anlatmaya çalışayım.

Burada anlatılmayan asıl senaryo, Bible da adı geçen ' Seven Churches ' in Anadolu toprakları üzerinde oluşu ve tarih içindeki misyoner ataklarının da bu kliseleri yeniden ele geçirmek ve faaliyet göstermelerini sağlamak üzerine kurulu olan plan, ve bu plana bağlı olarak, bu topraklarda yeniden kendi nüfuslarını arttırma yolu ile zamana yayarak, bu toprakları ele geçirmek doğrultusunda hareket edildiği gerçeğidir. 550 yıl önceki bizansı hortlatma çabaları buralarda gayet iyi bilinmektedir. Osmanlı Padişahlarımızın annelerinin yabancı uyruklu oldukları ve bu yolla bize bugün dayatılmaya çalışılan 'aslında bizler doğuştan avrupalıyız, AB liyiz zaten' şeklindeki sokaktaki vatandaşın beyinlerini yıkama sistemlerini ve bunlar gibi daha nice örneğini gayet iyi biliyoruz, hatta bizler bizansın devamıyız diyen vatan hainleri bile çıkabiliyor... Bilmem sizler de biliyor musunuz...
Burada üstü kapalı bir çağrı sezinliyor insan doğal olarak. Ve sizler de farkında olarak ya da olmayarak buna hizmet ediyor olabileceğinizi hiç düşündünüz mü? Size sunulan imkanların ve gerçekleştirmenizi istedikleri ev ödevlerin (homework) içeriğini, sebep sonuç ilişkilerini araştırıyormusunuz oralarda ? Yoksa, sadece fırsatları mı değerlendiriyorsunuz?

Bu bahsettiğim konu yüzyıllardır gerçek olan ve devam eden bir süreçtir. Burada Amerikan karşıtlığı yapmıyoruz. Yaşadığımız topraklara dikilmiş en ufak bir yan bakmaya karşı tetikte olan ama her zaman sesini duyuracağı zamanı bilen bir milletin evladıyız.

Bizanslılar, Likyalılar nasıl aynı savaşları yaptılar sa, başka medeniyetler de kendilerini yaymak için savaşlar istilalar yaptı tarih boyunca.

Ben müslüman olmama rağmen, Arap medeniyetini filan savunmuyorum burada. Ancak onlar da kendi medeniyetlerini yaymak için bir takım savaşlar yaptı.. O istilalardan bana aktarılan, koyu bir arap kültürü değil, saf ve temiz bir müslüman olabilmek öğretisi oldu. Bunun nedemek olduğunu anlayabilmemi de, Mustafa Kemal Atatürk' ü çok iyi anlamış bir aile ve yine kendisinin inanarak kurduğu Laik Türkiye Cumhuriyeti sağladı.

Bize düşen tarihi lanetlemek değil, tarihsel olaylardan ders alıp aynı acıların yaşanmasına engel olabilmektir.

Dengeler binlerce yıl geçmesine rağmen hala tam kurulamamış değil mi.... acı tabi ki.. Ve kimilerine göre 'ne yazık ki' bu toprakların üzerinde yaşayan bir Türk Toplumuyuz.

Belki de şimdi ki zamanın Likyaılarıyız. 'Utanç verici kazançlar peşinde koşmayan, barış içinde yaşamaya çalışan, sürekli sağdan soldan gelen ataklara karşı savunma halinde olması gereken bir toplum. Özgürlüğüne düşkün bir toplum.'

Ben Uğur beyin bilgi ve deneyimine sahip olsaydım, Yüzüklerin efendisi filimi kalitesinde bir animasyon altyapısı ile yapacağım ilk iş, sözde insan haklarını ve globalizmi hedef edinmiş ama altında bir çok gizli hedefi olan 'deniz ötesi medeniyetlere' ve de kaybettikleri uygarlıklarının topraklarını geri almak adına kendi dinlerini bahane ederek kendi toplumlarında gizliden bir kamuoyu yaratmaya her fırsatta devam eden batı medeniyetlerine, Mustafa Kemal Atatürk' ü anlatmak olurdu. Bunu yaparken de, duygusal anlatımlarla sömürülere sığınmama gerek olmazdı.
Ve bunu da son dönemde yapılan Çanakkale belgeselleri gibi de yapmazdım.

Ama tabi ki ozaman bana kim sponsor olurdu ki... ya da böyle bir yapımla ödül alabilirmiydim acaba... ?

Çok değil 25 sene önce Türkiye' nin dünya haritasındaki yerini bilmeyen batılı yaşıtlarımız, bu gün bu toprakları geri alabilmek için her yolu denemektedirler.

Denildiği gibi...

'İnsan burada başlar.. İlklerin, Tanrıların ve uygarlıkların yurdudur Anadolu..... Anadolu bir kapıdır, ve dünya kültürünü anlamak için önce bu kapıdan girmek gerekir. ' (!)
-----------------------------
ps: Korsakov' un Hindistanı konu ettiği Sadko operası gibi bir opera yazdığı düşünülürse, bu bestecinin eserinin böyle bir animasyona uygun görülmüş olması da, size göre komplo çığırtkanlığı gibi görünecek olan bu yazımın eksik taşlarından birisini daha tamamlıyor da olabilir. Sayın Williams ile de zaten aynı topraklarda yaşamaktasınız. Ne var ki her ikisi de hayran olduğum ustalardır.
-----------------------------

Dünyanın içinden geçtiği böyle hassas bir dönemde, bu denli paranoyak olmamak elde değil, değil mi?

Şeytan detayda gizlidir. Birileri detayları onu bertaraf edebilmek için kurcalar. Sonra o gider başka bir detaya saklanır. Ve dünya bu şekilde döner. Ama öyle bir gün gelir ki ansızın.... herkes hesap verir.
Genciz, gelecekle doluyuz. Hatalara, deneyimsizliğe, herşeye atlamaya toleransımız olabilir çünkü telafisi mümkün olabilir.

Ama bu toprakların hiç bir hataya toleransı yok. Likyalıların hiç şansı olmadı.

Herkesin gözü üzerimizde. Bunun farkında olamayan, ya da olmak istemeyen kendi kaderini kendi çizer. Farkında olanların kaderi zaten bellidir.

Kolay cevap vermek isteyen kendi teşhisini kendisi zaten koymuş diyebilir. Hatta bunun üzerine de bir başkası çıkıp kişi kendini bilmek gibi irfan olmaz da diyebilir. Ya da bir başka atasözü yakıştırabilir...eğer hala atalarınız olarak kabul ediyorsanız...Ama mahallelerdeki bir çok bakkalımızın bile bildiği bu gerçekler, ortadadır.
 
tekniklere cevap vereyim, digerleri ozelde Sevgili Emre,

atiyorum, heyecanli bir sahne var kiz nefes nefese kocasina cevap vericek. 5 adet line i olsun. aktrist geliyor, onu ilk once studyonun etrafinda 2 tur kosturuyorum, giriyor iceri nefes nefese kalp atisi olmus 110 bpm, istedigim performansi aliyorum. kavga sahnesi, aktrist studyo ya gelir. daha onceden butun hazirliklari yapmisimdir. ustune basina tipine laf ederim tam sinirlendiginde "Rolling" diye bagiririm, boylece istenilen performans alinir. yani orda atiyorum 130bpm ile muzik donuyor, 60 bpm le Rutkay Aziz biy biyyy biyyy seslendirme yapiyor. olmaz yani, beni alicak dinlerken yapistiricak ekrana,sagdan sola aticak.
bunun Rutkay Aziz le hic bir alakasi yok, tamamem butce/zaman ve deneyim isi. sen elindeki bor u kullanamiyosan, gelir baskasi alir isler yada oyle yerinde yatar.
buda boyle

kolay gelsin

berk
 
Uzunca bir yazı yazmıştım.. Aslında yazının bir bölümü, Berk bey' in bana attığı özel mesajdan oluşuyordu. M.Raz dan çıkan bir görüşü kendimce mantıklı buldum..ve bunun neden böyle algılanabileceğinin altını çizmeye çalıştım.

Ancak cevap olarak, benim yazdıklarıma, sorduklarıma..akılcı dilde fikrini beyan etmek yerine, herkesin gözü önünde yazamayacağı bir takım fikirlerini, bana özel mesaj atarak üzerini kapatmayı uygun gördü..

Ben de bu özel mesajı sizler de okuyun istedim ve birisi de bir cevap yazabilsin istedim. Ancak, bu hareketim forum yetkililerince doğru bulunmadı ve mesajım silindi.
Gerekçe, özel mesajı genele kopyalamış olmam.

Böyle bir kural dikkatimi çekmemişti..varsa da yoksa da saygı duyarım. Lütfen şimdi söyleyeceklerime de sizler saygı duyun. Çünkü ben saygı sınırını aşan cümleler kullanmıyorum. Burada bir konu hakkında görüş bildireceksek, görüşlerimizi herkesin okuyabileceği bir kurguyla aktaralım. Ve bunu özel mesaj olarak yollamayalım.

Canınız sağolsun, ben o özel mesajı buraya yazmadan da söyleyeceklerimi yine söylerim.

Şöyle başlamıştım yazıma:

Öncelikle mesele bor meselei gibi basit bir konu değil. Bor sadece küçük maskelerden biridir.

Ayrıca,

Bu karşı fikri ilk ortaya atan kişi de ben değildim zaten, ben sadece neden öyle algılanabileceğini açıklamaya çalışmıştım. Bunu yaparken de ne bir hakaret ne de bir alçaltıcı söz kullandım. Ayrıca yapılan işi de ne kadar çok beğendiğimi de dile getirdim. Kimseyi de vatan hainliği ile de suçlamadım. Yazdıklarım aynen yukarıda duruyor. Nereyi yanlış idrak ettiyseniz orayı baştan okuyunuz.

Bu tartıştığımız konuyu, henüz 16 yaşında olan ve tarihe oldukça meraklı olan, bu foruma ziyaretçi olarak katılan kuzenim de okudu. Bakın, kuzenimin yazdıklarını aynen aktarıyorum:


Yazılarınızı okudum ve belki bunu 16 yaşında bir velet olduğum için söylüyorum, ama siz kafayı yemişsiniz... Evet gerçekten kafayı yemişsiniz.

Sizin ilk filmlerde ne gördünüz bilmiyorum ama ben sadece kendini savunan milliyetçi Likyayı gördüm. Gerçekten de etkiliyici bir hikaye. Likyalıları hep sevmişimdir zaten. Pers istilasında da en büyük direnişi onlar göstermiş ve ilk yerle bir olan onlar olmuştu. Yani o filmi izlediğimde aklıma gelen buydu. Ama yazdıklarınızı okudum da, bence çok televizyon izliyorsunuz. Yani o filmi izlediğimde aklıma araplarla ya da AB ile ilgili hiçbir şey gelmedi. İstila etme ve yağmalama çok normal şeylerdir. Bunun için Araplara veya Romalılara kin beslemek saçma. Yaraların sarılmasına gelince, burda hafif bir yanlışlık var: Roma eski, kültürüne bağlı, savaşçı ve milliyetçi Arna’yı yeniden kurmadı, oraya sadece adaş bir Roma kenti kurdu, yani yaptığı Araplarınkinden farklı değildi. Ama bu bence o kadar da önemli bir yanlışlık değil. Yani açıkça ben bir propaganda görmüyorum, Arapları seviyorum, Romalıları seviyorum, Likyalıları seviyorum XXX

İkinci filme gelince, o filmde de gerçek bir propaganda görmedim. Bilmiyorum belki derinlerde propaganda vardır. Ama bence bunu biraz abartıyorsunuz. Bakın elimde bir elma var. Onu bırakıyorum. Şimdi siz elmanın mı yere düştüğünü, yoksa dünyanın mı elmaya doğru geldiğini düşüneceksiniz. Hadi, biraz olgun olun lütfen. O elma yere düşüyor tamam mı? Bunu böyle kabul etmek için daha ne kadar yaşlanmanız gerekecek? Neyse siz devam edin. Bu arada ben de yerdeki elmayı alıp yemek istiyorum. Herkesi öpüyorum....


Dedim ki o silinen mesajımda:

' Tamamen güncel ve burada herkes tarafından her gün konuşulan ve bilinen, çok ta fazla birtakım araştırmaya gerek olmadan, gündemi takib ederek edinilen bilgilere dayanan bir dille yazdığım, ve içinde hiç bir itham ya da hakaret bulunmayan yazıma, sizden yukarıdaki gibi bir cevap beklemiştim. Ozaman gülüp geçecektik belki de.
Oysa verdiğiniz cevabın tarzı ve içeriği ve bu cevabı da özel olarak verebilmiş olmanız, ki burada fikir beyan eden herkes muhattaptır ve içeriğinden dolayı bu cevabı okumaya hakkı vardır diye düşünerek bu mesajınız buraya yazıyorum'

ardından o mesaj geliyordu.. Şu anda o mesaj yok. Önemli de değil.

Şu sözlerimle bitirmiştim o silinen yazımı.

Ne Mutlu Türküm Diyene. Bunu söylemekten korkmayalım. Birileri bize destek olmaz diye, birileri bize ödül vermez diye, kendi kültürlerimizi ve Mustafa Kemal Atatürk' ü kaygısızca tanıtmaktan da çekinmeyin. Hiç bir yerde tanıtamıyorsanız gelin Türkiye ' de Türkan Saylan' la görüşün. Madem bukadar birikiminiz var, gelin burada Atatürkçü derneklerle görüşün, O kadar açlar ki böyle projelere. Burada da ciddi bu işe gönül veren sponsorlar bulacaksınız. Gelin projelerinizi sunun, bırakın hakkınızda ucuz bir yazı yazılsın... bırakın... size verilen ödüller bir kere de dünya da tanınmasın.. Bu projelerden elde edilen gelirleri Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakıfına, Eğitim Gönüllüleri Vakfı' na bağışlayın da elde edilen gelirlerle bir kaç Türk çocuğu okuma yazma öğrensin. Sizin de bir katkınız olsun. Biz burada elimizden geleni yapıyoruz. Sizler neden yapamayasınız ki?
Olup bitenlerden haberdar olun. Oralardan ahkam kesmek kolay. Ama güneşin doğduğu yöne de çevirelim yüzümüzü.
 
Emre hocam sozlerine katiliyorum. ancak burada acikca dile getirilemesede karsit fikride sunayim, kuzeniniz acisindanda ilginc olabilir.



Osmanli kontrolundeki 1800 lu yillarda, Yunanistan` in bagimsizligi konusunda avrupali dusunurler ne diyordu? "Ne zaman gercekten kutsal bir hacli seferi yapacagiz?"

samimi imani olmayan batili dusunurler bile, "ancak hristyan kulturu iyi bir ateist yetistirebilir." diyerek bu kutsal amaca ortak oldular.

Bati medeniyetinin tarihsel koku olarak gordugu helen uygarliginin ve temsilcilerinin osmanli topraklarinda olmasi ne kadar ironik bir olaydi. Ve Avrupa hellen uygarliginin yarisini ve temsilcileri yunanca konusan halki kurtardi. Uygarligin diger yarisi anadoluda artik turkler vardi, 1000 yil once, "muslumanlara ve turklere karsi hacli seferi" adiyla geldikleri anadoluda, bizansi korumak yerine yagmaya ortak olan, turklerle birlikte ganimet toplayan avrupa bunun bedelini simdi daha net anladi!

Taa ki "DNA analizi" icat olana kadar...


Ataturk un devrinde kurulan Türk Antropoloji Mecmuası ile kafataslarindan anadolunun turklugunu bilimsel olarak kanitlamaya calisan devlet, ayni zamanda ziya gokalplerle olusmus ideolojiyi saglam temellere dayandirmak istiyordu. Ama DNA ile reddedilemez gerceklerin ortaya cikabilecegini nereden bilebilirlerdi?


once anadolu turklerinin kokeni oldugu one surulen orta asya kavimlerinin dna lari ile anadoludaki insanlarin dna lari karsilastirildi.

Sonuc : anadolu daki populasyonun %92 sinde hicbir turkluk (mongoloid) unsuru yok.

ve ayrica populasyonun %80 i antik caglardan beri anadoluda yasayan yerli halk.

populasyonun %60` i yunanlilarla ayni geni tasiyor! (ortak ata)


Nasil bir kuvvet, bir toplumun hem etnik kimligini, hem dinini hemde dilini degistirebilirdi?

Iste bu soru! tarihte esi gorulmemis bir asimilasyonu gundeme getiriyor.

Allah` in Hz.Musa` ya anadoluyu isaret ederek "Orayi dumduz edecegim, artik orasi senin yurdun olacak." diye verdigi soz gerceklesmis miydi?

Osmanlinin desifre edilmis az sayidaki "orjinal sancak"larindan biri.

dfk2yn.jpg




Ayasofyayi bizden alan kimdi?

Bizi kendi yurdumuzda "emanetci" yapan kimdi?

Bizi Mohacta 2 saat icinde 30.000 kisiyi oldurebilecek kadar dehset bir silah haline getiren kimdi?

Simdi Avrupa tarihinin en buyuk hacli seferine hazirlaniyor, helen medeniyetinin oz cocuklarini kurtarmak icin.




......


Buda karsit savunma. verdigim bilgilerde hatalar olabilir, baska kaynaklardan kontrol ederseniz sevinirim.



Saygilar.
 
Geri
Üst