Batuhan Bozkurt' Alıntı:
Bu neyzenlerin elde ettikleri efekt, parmak hareketleri ile ilgili aslında. Gözlemlediğim kadarıyla. yani üflerken, çok yumuşak hareketlerle parmaklarını bir bir kaldırıp(çok hızlı bir şekilde, ataklarını gizleyerek) bu efekt elde ediliyor anladığım kadarıyla. Yani bir şekilde iki nota arasındaki diğer notaları "çok hızlıca" parmaklarınla tarıyorsun. Üflemen de yön olarak değil ama şekil olarak anlatması zor bir şekilde bu farklı perdelerin ataklarını gizleyecek şekilde değişiyor ki aradaki üfürdüğün notalar ayrı notalar gibi değil de iki nota arasını tarayan diğer sesler gibi çıksın.
saptaman gerçeğe çok yakın. neyde bu tarz duyumları iki unsur oluşturuyor. nefes+parmak bu efekt diye adlandırdığın hareketlerin yapılabilmesi için çok sağlam, çok oturmuş bir üfleme tekniği(üfleme şiddeti, sıcaklığı, dudak pozisyonu) gerekmekte.. ve daha önemliside nefes ve parmaklar arasında çok sağlam bir senkron oluşrurabilmek gerekiyor.. ve tabii çalgıya hakim olmak diye adlandırabileceğimiz bu durum da öyle kolay kolay oluşmuyor.. ney sıkı bir çalışma ve zaman isteyen bir çalgıdır.
(ney'e başladığım ilk yılımda günde 6 ila 8 saat çalışırdım.. ama yinede şimdi bana sorsan nasılsın bu çalgıda?.. orta seviyeyim derim.. budur yani)
ayrıca neydeki her türlü detone yada surtone durumu, yada oluşturulan hoş bir duyumu; baş poziyonunda yapılan bir değişikliğe yada bir nefes hareketine vs.. ye bağlama eğilimi görüyorum bu topicte.. bence bu tamamen yanlış bir yaklaşım.. ney gibi bir çalgıyı bu kadar formulize ederk çalışmak doğru değildir.. çünkü diyoruz ya hani hep his..his.. diye... neyde aslında bir çok şey hislerin bir bütünü.. o tarif etmeye çalıştığınız bir çok şeyi zaman içinde tamamen hissi ve belkide içgüdüsel olarak yapacaksınız.. bunların hepsi ama hepsi sadece çok çalışmaya ve zamana bağlı şeyler...
ben ney kursu verdiğim zamanlarda işte çevremdeki kişiler diyorduki: hocam nasıl üflüyorsunuz.. bu sesi nasıl çıkarıyosunuz.. cevabım hep şu olmuştur: valla bende bilmiyorum.. üflüyorum.. oluyo işte.. bu nasıl tarif edilir ki bilmem hiç...
sonra tabii bazı kaynaklarda kendini zorlayarak işi formulize etmeye çalışan, öğrenmeye çalışanlar için türlü teknikler ve tarifler üreten abilerime bakarak bende bulmuştum bazı tarifler.. dudaklarını yarım saniye önce öpücük vermişte daha pozisyonunu bozmaya bile vakit olmamış gibi tutucaksın, mum söndürür gibi üfleyeceksin yada işte kaşığındaki yemeği soğutur gibi vs..vs...
ama işte işin aslı bunlar değildir hiç.. ney çalmak istiyorsan.. oturursun, çıldırmış gibi çalışırsın.. bolca ney üstadlarını dinlersin, onları taklit etmeye çalışırsın... ve böyle böyle... bir gün bi bakarsın çalıyosun neyi artık.... yavaştan... aha!... sonra sana da sorarlar artık: hocam nasıl üflüyüruz, kafa bükülüyomuydu?.. dudak sıkılıyormuydu vs..vs.. diye :lol:
gülümsersin o zaman...