[Eski] Askerlik vs Intervals !!!

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Yasaklanmasının en büyük sebebi;Asker nöbette dinliyor!Takıyor kulaklığı,kapatıyor gözünü,yakıyor sigarasını ortam disco.Tabur,bölük herneyse Allah'a emanet!

hokus pokus' Alıntı:
ciddi mi ya? yuh. gerçi radyo neyse, sonuçta bir askerin dışarıdan haber ve benzeri şeyleri kontrolsüz olarak duymasını istemeyebilirler

Yanlış bir düşünce,askerin televizyon izlemesi serbest.Hatta uydu,çanak falanda bağlatıp izleyebiliyorlar.Ben 5 farklı yerde yaptım askerliğimi :p gittiğim heryerde serbestti.İşin kitabında da serbest olduğu diye hatırlıyorum ama şu an emin değilim.
 
Tabii canım, bizim karakolda Digiturk mevcuttu, haber alma konusunda bir sıkıntı yok, kantinden gazeteni alıp okuyabilirsin vesaire...

Amaç, denemenin dediği gibi askerin nöbette can sıkıntısını giderecek teknolojilerden mahrum bırakılması.

Ama Türk askeri tabii ki bu durumlardan yılmaz, yeni telefon teknolojisi sayesinde nöbette radyo da dinler, çarşıya çıkıp telefonuna yüklettiği pornoları da izler, mp3 de dinler. :)

Aslında herşey serbest, ta ki yakalanana kadar.
 
Hesapta cep telefonu yasak, bizim bölükte komutana uzattılar konuşsun diye :)

- "Hay Allah telefonun şarzı bitmiş..." (şarjı değil ama)

- "Komtanım benimki sağlam, akşam doldurdum, buyurun nereyi arayacaksanız... yani... isterseniz... ehe..."
 
Mahcem'inde dediği gibi acemiliği bi bitir hele ondan sonra gideceğin yere göre hareket edersin...Ben acemi birliğinde sürekli seçmelere götürüldüm,ayrıca başka bir ordu evinden özellikle almaya gelindim fakat benim dönemimde sağlığı yerinde olan bütün devrelerimi,doğu ve g.doğudaki asker açığı yüzünden oralara postaladılar...Askere gitmeden öncede piyasada çalışıyor olduğum için,ben kendimi bi ordu evinde garenti görüyordum...Anladımki askeriyede işler beş dakikada değişiyor...Tabi sonuç Diyarbakır/Kulp'ta müzikten uzak bir askerlik,demekki benim için böyle olması gerekiyormuş.Vatan sağolsun...Senin içince nasıl hayırlı olacaksa öle olsun...
 
nöbette yakıp ısınmak için bir kaç ucuz gitar götürmek iyi bir fikir olabilir, ama tasarruflu davranmak gerek. Günde 1 perde yakmak bile fazla lüks olabilir.
 
1996 yılının Mart ayında 255. kısa dönem Hv. Piyade Çavuş olarak önce Kütahya Hava Er Eğitim Tugayı 3. Erbaş Bölüğü' nde, ardından Eskişehir Subay Orduevinde askerliğimi yapmıştım. ( 8 ay )

Askerlikte en ilginç duygu, askere gitmeden ve askerliği bitirdikten sonra hissttiklerini karşılaştırdığında bulduğun yeni düşünceler.

Doğuda savaşan askerlerimize Allah' tan sabır ve cesaret, şehitlerimize de rahmet diliyorum.

-------

Biz kısa dönem olarak askerlik yapan ya da yapacak olan arkadaşlar, bizler mehmetçik yerine mehmet bey diye anılanlardanız. Amam bu vatana canımız gerekirse feda olur o da bir gerçek.

-------

Bir müzisyen, kısa dönem asker olacaksa ne yapmalı:

Eğitimin ilk 10 günlük döneminde, kesinlikle kendisine müzisyen olmasının bir avantaj getireceği hayaline kapılmamalı.

10 gün geçince yavaş yavaş, 'aranızda mühendis var mı' soruları başlar.. bunun sebebi, kafedeki TV yi açıp kapatacak birine ihtiyaçları olduğundandır.
'aranızda şu..ya da bu var mı...' sorularının arasında 'müzisyen var mı' sorusu mutlaka gelecektir.... Çünkü 40 günlük eğitim süreci içinde illaki en az bir kere bir subayın doğumgünü, düğünü, ya da bir kutlaması yapılacaktır.. İşte bu en doğru zamandır.. 'EVET' demek için.

Benim en büyük şansım, acemi birliğinde bu soru ile karşılaştığımda, davetlilerin arasında (yaşıyorsa kulakları çınlasın- öldüyse Allah rahmet eylesin) inanılmaz bir albayla tanışmıştım.

Yemek masasının üzerine kurulu olan bir E-86 ile, kafamdan geçen 'acaba bunları çalsam sıkılırlar mı..yoksa şunu mu çalsam' soruları ile cebelleşirken, Vedat Şentüre isimli albay, benden 'The Shadow of your smile' ı çalmamı istedi.. :shock:

O gün albayım, çaldığım herşeyi can kulağı ile dinledi..bunu gözlüyordum o kalabalığın arasında.. kendimi yalnız hissetmemiştim ilk defa.

2 gün sonra eğitim sırasında bir çağrı geldi. Benim adımı zikretti eğitim çavuşu..
İnanın o anda..'eyvahhh' dedim içimden.. yani ne olabilirdi ki.. ne yapmış olabilirdim.. bu sorularla endişeyle takip ettim baş çavuşu...

Yüzbaşının odasına girdik. Bir baktım Vedat albay odada...selamdan sonra, otur bakalım dedi...

Yüzbaşıya, 'Ali Emre benimle gelecek, akşam bizzat kendim bırakıcam bölüğe.' dedi..

Yüzbaşı ' emredersiniz komutanım' dedikten sonra, Albayın arabasına bindik.

Albayın evine gittik.
Klasik bir askeri lojman evi. Duvarları kireç badana, tül perdeler, kadife kumaşlı basit bi,r koltuk takımı...
Holde botlarımı çıkartırken kapının ucundan gördüklerimdi bunlar... eşine haber vermiş, ben geleceğim diye, çay demlenmiş, kek yapılmış... salondan içeri girdim...

Simsiyah bir duvar piyanosu duruyor oracıkta..

Arkadaşlar... ben çalmadım... o çaldı ben dinledim...
sonra bana biriktirdiği notaları gösterdi.. gözlerime inanamadım.. nekadar standart varsa hepsinin notasını biriktirmiş.. piyanoyu ve nota okumayı kendisi öğrenmiş... benim ozaman bilmediğim bir sürü parçayı çaldı bana...

Ben çayımı içip kekimi yerken, annemi düşündüm o an... gözlerim dolmuştu.. Özlediğimi hissettim derinden. Derken, benim kafamı dağıtmak için konuyu değiştirdi.. müzikten konuştuk bol bol..

Sonra akşam saat 9 a kadar ben çaldım..o dinledi...

SOnrada, bir askeri kamyonet çağırdı.. ben teşekkür ettim kendisine ve eşine.. ve koğuş arkadaşlarım için kek sardım peçetelere...

Geri dönüş yolunda, hani trafikte beklerken bir askeri araç görüp o askerciklere bakarsınız ya..dışarı bakarlar ellerinde silahla karşılıklı dizili, işte ben de onlardan biriydim o anda.. ve arkadaki arabada babasının yanında oturan bir velet beni kesiyordu tebessümle.
Düşündüm..düşündüm..

Bölüğe geldik.. Koğuşa girmeden önce, o yıl dünyaya çok yakın geçen en son firavunların gördüğü kuyruklu yıldıza uzun uzun bir kez daha baktım her akşam olduğu gibi.. ve o gün yaşadıklarımı koğuşta arkadaşlarıma anlattım, kekleri yerken...

----------

Acemilikten sonra, eskişehir orduevine tayin olduğumu öğrendim.

Ordu evi komutanı beni yanına çağırdı.. ve dedi ki:

'Vedat albay seni çok meth etti, burada bir kuyruklu piyanomuz var ancak daha önce kimse çalmadı..sen çalarmışsın..öyle söyledi'

'Emredersiniz komutanım'

'Burada rahat ol..burası acemi birliği değil..'

'Emredersiniz komutanım'

...

ordu evi daha rahat tabi ki...ancak..ayırım yapılmadığını diğer askerlere göstermek zorundalar.. bu sebeple bir müzisyen olarak yollandığım ordu evinde, 6 saat ön kapı nöbeti, 2 saat öğlen..2 saat akşam yemek müziği...toplam 10 saat mesaim vardı.

yanlız çok garibime giden bir olay oldu ilk günü...

Bir kaçtane komutan toplandı ve beni denemek için piyanoyu getirdiler..
3 tane asker koskoca kuyruklu piyanoyu, yandaki kilitli bölümden iteleyerek getirdiler..

Tam kuyruk, siyah bir piyano. Güzel göründü.. 7 ay boyunca en yakın arkadaşım olacaktı :)

Çal emri geldi :)

İskemle almak için bir masaya yöneldim.

Ne yapıyorsun?? dedi biri..

'Oturucam komutanım'

'Komutanların önünde oturarak mı çalacaksın?'

'Nasıl çalayım komutanım?'

'Ben görüyorum hep ayakta çalıyorlar..??'

'Komutanım, onlar klavye, bu kuyruklu piyano..oturmadan nasıl çalayım?'

'Ben anlamam levye...mevye... buraya hava kuvvetleri komutanı gelecek, onun önünde asker oturacak mı?'

O sırada içeri ordu evi komutanı girdi, 'Nasıl çalması gerekiyorsa öyle çalacak.. otur oğlum sen..' dedi

Başladım çalmaya...

Hepsi gevşedi :)

'Birtane daha çal bakayım....'

...

'Birtane daha var mı ..şöyle biraz daha hareketli..'

Diğer subay:

'Heralde vardır... askerliği boyunca 2 parça mı çalacak... hadi tamam.. komutanların önünde de böyle çal' diyip yolladılar beni :)

-----------


Öyle bir dönemim olmuştu ki.. 1 saat önce cilalanmış olan hole girerken ayaklarını silmeyi redden bir yeniyetme yüzbaşının kafasına yerde duran gülleyi fırlatmak üzere iki elimle kavramışken, içerden koştu millet... ve ben komutanıma ogünü .. önkapı nöbeti istemediğimi.. bulaşıkhanede bulaşık yıkamak istediğimi söylemiştim..

Askerlik bitene kadar hep bulaşıkhanede kalmıştım..programlar devam ediyordu tabi ki... Ama daha huzurlu ve mutluydum...

Yani bütün bunları anlatırken, gözlerinizi de yordum..ancak nasıl bakarsanız, askerlik size öyle görünür... askerlik yapacak olan arkadaşlar bu lafımı unutmayın.

Askerlik süresince sizin can düşmanı olarak gördüğünüz bir subay, askerlik bitince sizin için bambaşka bir insan oluverir, ve birden hak verirsiniz size yaptığı bir davranışa... çünkü o askerliktir..

Bu konu vesilesiyle, TSK ya da sabır ve kuvvet diliyorum..ve nifak tohumlarından arınmasını , arındırılmasını diliyorum.

sabırla okuduysanız teşekkürler :) okumadıysanız yine teşekkürler :)
 
Emre abi çok güzel yazı:)

Bir an askerde hissettim kendimi:)

Ben nelerle karşılaşabilirim sence?Metaluji & Malzeme MÜhendisi olarak mezun olup gidersem,bir de elektrik gitar çalıyorsam mesela:)
 
arkadasim baglama caliyordu.askere giderken bisey yoktu bi geldi nota ogrenmis.diger bir arkadasim klavye caliyordu askere gitti geldi ney yapmayi ve calmayi ogrenmis.su borusundan ney yapıp bize hediye ediyordu :)
 
Barışı, nienturiyi yolladık geçen Kütahya' ya, şanslı adam... Ben de yaklaşık iki ay önce geldim askerden 303. kd. Tokat da ordu evinde yaptım askerliğimi Eskişehirden getirttiğim synth im ile piano çalıyordum, haftanın iki günü, seçme yapılacağı zaman Cahit komutanımla pazarlık bile yapmıştım :wink: ritim çalamadığıma keyboardlarımda ritim olmadığına sadece piano çaldığıma dair dalgasını bile geçmişti o an ... sonuçta seçmişti o kadar çok boş vaktimiz olmuştu ki diğer müzisyen arkadaşımla askeri gazino da, depo da bulduğumuz bir akustik gitarı perdesiz gitar yapmıştım ve miksere yaprak mikrafonla bağlayarak çok tatlı sesler yakalamıştık, o 5 ay 5 gün boyunca diğer kısa dönem arkadaşlar arasında iki müzisyenden nefret edenler bile olmuştu iş serbestliği yüzünden haftanın iki günü saat 20, 22 gaza gelirsek 23.00 mesaimiz oluyordu onun dışında geceler hariç 2 şer saat nöbetimiz vardı herkesin olduğu gibi şükür olsun bir de ... başımızda bulunan subay çok saygı değer bir insan şansımıza, unutmadan oradan dönerken çok iyi bir fiyata "Roland D70" bularak gelmiştim evime
askerde müzisyen olma ihtimali olan arkadaşlara sözüm, işimiz sosyal nitelikte olduğu için şanslıyız askerde bir çavuşun bir generalden bu kadar kolay takdir alabileceği tek meslek müzisyenlik sanırım
 
acemi birliğine adam kemanıyla gelmişti paso arazi yapıyodu komutanlar onu,,uyuz olurduk diğer müzisyen arkadaşlarla ..tümüzde terler söver dururduk:)
 
benide acemi birliginde baterist olarak ayirdilar
ben zannettim kebap durum, sonra anlasildiki hem butun
egitimi goruyoruz, birde aksamlari muzik icin goturuluyoruz
birde emir seklinde, calin bakalim, sunu calin, bunu calin
ben hic alisik degilim, hep istedigim muzikleri calma sansina sahip oldum muzik hayatimda, tuyme yolunu sectim, ben bilmiyorum bu parcalara ayak uyduramiyorum diye, oturup calamama taklidi bile yaptim :)
Acemilikten sonrada sen aslinda mimarmissin evladim bu muzikte nereden cikti diye beni bir odaya koyup 5 ay boyunca proje cizdirdiler, ama yine de tabi haftasonu egitim megitm, o islerden kacma yok...

ama sans iste belli olmaz, benimde gitarini goturen arkadasim oldu, ama o yedek subaydi, o zaman is sekline donusuyor, aksam evinde calis istedigin gibi
 
Geri
Üst