[Eski] bos cd sorunsalı...

Bu başlık 2011 ve öncesi açılmış Müziktek Forumu başlıklarından biridir

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
bbuyuk' Alıntı:
Bu konuda tek bir çözüm var o da "düşük hıza optimize olarak üretilmiş CD"... Bunu da şu an benim bildiğim dünyada 2 marka üretiyor; HHB ve Apogee...

eğer sorun sadece düşük hıza optimize edilmiş cd bulmak ise (ki sanmıyorum) rewritable cd'ler çeşitli markalara göre 10-12 ve 16 hızlarını desteklemekte, her yerde var ve fiyatları da oldukça uygun :idea: ..rw'nun dezavantajı var mı acaba merak ettim şu an.. :?:
 
BubbleTrouble' Alıntı:
bbuyuk' Alıntı:
Bu konuda tek bir çözüm var o da "düşük hıza optimize olarak üretilmiş CD"... Bunu da şu an benim bildiğim dünyada 2 marka üretiyor; HHB ve Apogee...

eğer sorun sadece düşük hıza optimize edilmiş cd bulmak ise (ki sanmıyorum) rewritable cd'ler çeşitli markalara göre 10-12 ve 16 hızlarını desteklemekte, her yerde var ve fiyatları da oldukça uygun :idea: ..rw'nun dezavantajı var mı acaba merak ettim şu an.. :?:

ben rewritable cdye audio basmayi denemistim olmamisti, buna audio cd basilmaz demisti program..yanlisim varmi bilemiyorum :roll: :roll:
 
benim bildiğim kadarıyla yüzeyinin farklı olmasından dolayı bazı cd playerlarda okunma problemi olabiliyor..ama yazmada sorun olmaması lazım..
 
bu olay, uzun bi sure once basima gelmisti, o uyari mesaji nediyodu tam olarak hatirlamiyorum..ben uyariyi bosverip devam ettimde, playera mi okutamadim, yoksa uyaridan tirsip basma isleminimi durdurdum..inan hic hatirlamiyorum :? :roll:
simdi bi rw olsa yanimda denerdim ama maalesef.. bilen birinin yazmasini bekliyecez heralde :) :)
 
Arkadaşlar,

HHB'yi biz getiriyoruz, doğrudur. Getirme sebebimiz öncelikli kendimiz ve daha sonra da bizim gibi arkadaşlara bu ürünleri sunmak.

Bilmem dikkat ettiniz mi ama bu tip ürünlere genelde firmalar girmez ve bunun sebebi çok açıktır; ticari olarak bu ürünlerin ithalatını yapmak pek akıl karı değil :) Biz de eğer firma sahipleri olarak müzikle iç-içe yaşamıyor ve devamlı iyi ve kaliteli olanın peşinde koşmuyor olsaydık, muhtemelen biz de getirmezdik.

Şu an HHB CD'leri sadece biz, ITU MIAM, Çağlar Türkmen, bir kaç Jingle yapan firma ve CD'ye bsatıklarında "sound" farkını ayırt edebilen bazı hi-end hi-fi dostları kullanıyor... Bir de kimler olduğunu bilmediğimiz ancak "hepsiburada.com" dan alan şahıslar (hepsiburada ile anlaşma yaptık ve garip bir şekilde en çok satan ürün de CD Kalemi :) )

Silver CD hatırladığım kadarı ile 0,8 Euro civarı idi ve 1X - 24X arasına optimize edilmiştir. Gold'lar ise 1X - 4X arasına optimize -ki master'ların Gold'a yapılması çok daha hayırlı bence. Fiyatları kesin olarak sitemizden e-mail adresinizi yazarak alabilirsiniz.

Ama ne acıdır ki bir çok stüdyoda çalışan arkadaşa önermeme rağmen ve bir yıl içinde maximum 20 adet!!! MASTER CD kullanabileceklerine rağmen sanırım biraz da özensizlikten bir çoğu hala "No Name" veya benzeri CD'leri tüm risklerine katlanarak kullanmakta...

Tabii CD'ye gelene kadar 110 Ohm AES/EBU kablosu yerine Mikrofon kablosu kullanıldığını, 75 Ohm S/PDIF kablosu yerine bildiğiniz "kırmızı-beyaz" moulded plastikten yapılma kabloların (interconnect!!! mi acaba) kullanıldığını düşününce bunu çok normal karşılıyorum...

Bazı şeyleri detayı ile bilmesek bile en azından illa fikirleri "çürütmek" adına diretmeden "OK" desek sanırım hepimiz için daha hayırlı olacak... Aksine bir fikir sunmak istiyorsak da konu hakkında çok araştırma yapmak gerek diye düşünüyorum.

Bu forum da dahil olmak üzere herhangi bir fikir beyan etmeden önce lütfen "iyi" araştırma yapalım, ben öyle yapmaya çalışıyorum.

Mesela Mahcem "Zaten benim burada bildiğim bütün audio'cular da HBB kullanıyor." demiş... Burada artık nokta konmuş durumda. Artık "Rewritable optimizedir, bu CD iyi okuyor, öbürü okumuyor" diye anti-tez'ler üretmenin bir anlamı yok diye düşünüyorum...

Zaman hepimiz için değerli. Ve ben mümkün olduğu kadar bilgilerimi paylaşmaya, ve aynı zamanda bilmediklerimi de öğrenme çabası içerisindeyim (örnek: 192kHz olayı yeni öğrendiğim bir konu oldu). Sizlerden de bu tarz bir yaklaşım bekliyorum. Bu sayede konulara hakim olanlar düzgün bilgi verir, boş yorumlarla uğraşmadıkları için daha VERİMLİ olurlar.

Yani özetle bana düşmez ama ricam olarak söylüyorum "lütfen yazı yazmış olmak için yazmayalım". Merak ettikleriniz varsa da "YORUM" dan ziyade "SORU" olarak bildirirseniz daha uygun olur diye düşünüyorum.

Not: Yukarıda yazdıklarım "genel" bir yorumdur. Sadece CD olayı ile ilgili değildir. Lütfen kimse üstüne alınmasın. Bu uzun zamandır yazmak istediğim bir yazı idi.
 
güzel yazı, teşekkürler..benim yazım aslında bir soru niteliğindeydi yani yüksek hızlara optimize cd'lerin audio için mantıklı olmadığını bizle paylaşan birinin (veya konu hakkında bilgili herhangi birinin) rw medyalar için teknik bir açıklama getirebileceğini düşünmüştüm..bu soruyu da sırf Chief gibi yaşadığı şehirde çok çeşitli ürün yelpazesine ulaşma imkanına sahip olmayan ya da benim gibi sadece haftasonlarında alışverişe çıkabilecek tipler için sormuştum asla bir antitez üretmek çabasında değildim(siz bu olay için yazmadığınızı söylediniz ama ben yine de belirteyim dedim; forumda sadece bilmediklerimi öğrenmek, bildiklerimi de dilim döndüğünce anlatmak için bulunuyorum kimseyi bozmak gibi bir niyetim yok)..ayrıca internetten satışın olduğunu bilseydim büyük ihtimalle bu soruyu sormazdım.. :)
 
İngilizcede "false economy" diye tabir edilen bir durum vardır, ki bunu Türkçe'ye "yanlış ekonomi" diye çevirsem belki bir anlam ifade edebilir. Belki de siz ne olduğunu biliyorsunuz, sadece bu tanımdan benim Türkiye'deyken haberim yoktu.

"Yanlış Ekonomi" şudur:

Bir konuda tasarruf edeyim derken aslında farketmeden çok daha büyük kayıplara uğramak.

Örneklerle açıklamak gerekirse mesela:

- Musluk tamircisine 10 lira vermemek için bir günü lavabo başında bel ağrıtarak, evle nalbur arasında mekik dokuyarak harcamak.

- Zarfı bir motor-kuryeye verip göndermek yerine o paradan tasarruf edeceğim diye kendi arabanla götürmeye çalışıp Mecidiyeköy trafiğinde iki saatini ve sinirlerini harcamak.

- 10 lira verip gitarın tellerini yenileriyle değiştirmemek için telleri kaolle sirkeli suyla temizlemeye çalışmak, bir günü onlara harcamak.

- Usta bir gitar tamircisine 100 lira verip gitarın sapını jilet gibi ayarlatmak varken oradan buradan duyup okuduğuyla elde allen anahtar sap ayarlamaya dalmak, ondan sonra forumlarda "abi sap attı, nasıl yaparız?" diye yandım Allah dolanmak.

- Adam gibi bir stüdyoya girip kariyerini başkalarını kaydetmeye adamış uzmanlaşmış teknisyenler eşliğinde kayıt alabileceği yerde, o parayı onlara harcamamak uğruna evde stüdyo kurup, hem sahnede hem stüdyoda kullanırım ayağına bir SM58 mikrofon alıp, ondan bundan duyup bilmemne ses kartını alıp takıp netice alamayıp onu yarı fiyatına ikinci el satıp, hatta satamayıp bir kenara atıp başka bir tane alıp, hepsi aynı işi gördüğü halde piyasada mevcut bütün programların kırık versiyonlarını bilgisayara doldurup sonra onları öğrenmeye çalışırken şarkı neydi onu unutup sonra forumlarda "kırık Cubase'imle albüm kalitesinde kayıt yapabilir miyim?" diye aylarını yıllarını harcamak.


Barış'ın CD olayı da aynı şey. Ben işin açıkçası HHB CD'lerinin Türkiye'de satıldığını bilmiyordum, zira normal piyasa işi boş CD'lere nazaran pek ucuz şeyler değildirler. Ama tak diye netice verirler. TC'yi bilmiyorum ama burada eğer batch bozuk çıkarsa HHB'ye geri gönderiyorsun, adamlar aynı gün yenilerini postaya koyup gönderiyorlar. Profesyonel olan insanların aradıkları da budur zaten. Zaman herşeyden değerlidir, profesyonel adam da ucuza kaçacak kadar zengin değildir.

http://www.hhb.co.uk/hhb/uk/hhbproducts/media/index.asp

Ama diyorsanız ki "abi benim acelem yok, kumarı da seviyorum, alırım bir ellilik no-name silindir, zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtıma..." o sizin bileceğiniz iş.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri
Üst